Çimko, alternatif yakıt kullanımını 4 yılda %38 artırdı
Türkiye’nin sanayi devlerinden Sanko Holding çatısı altında yer alan Çimko, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) dikkate alınarak ve Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları’na uygun olarak hazırladığı 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda Çimko’nun karbon yönetimi, enerji dönüşümü, dijital üretim teknolojileri, sosyal sorumluluk projeleri, iş sağlığı ve güvenliği gibi başlıklarda yürüttüğü somut uygulamalara ve gelecek hedeflerine yer verildi. Raporda öne çıkan tüm uygulamalar, Çimko’nun iklim kriziyle mücadelede sorumluluk alan, dijitalleşme ve döngüsel ekonomi odağında yatırım yapan bir üretici kimliğiyle geleceğe yön verme vizyonunu ortaya koydu.
Çimko, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında hayata geçirdiği uygulamaları, Sürdürülebilirlik Raporu’nda somut verilerle ortaya koydu. Enerji yoğun üretim süreçleri nedeniyle küresel karbon emisyonlarının yaklaşık %7 ‘sinden sorumlu olan çimento sektöründe, karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik yatırımlar gerçekleştirdi. 2024 yılında Çimko fabrikalarında alternatif hammaddelerin üretim süreçlerine entegrasyonu artırılırken, klinker kullanım oranını düşürmeye yönelik yeni uygulamalar devreye alınmıştır.
Bunların yanı sıra biyokütle içerikli alternatif yakıtların kullanımını artırmak için yatırımlar yapan Çimko, 2020 yılına kıyasla, 2024 yılı itibarıyla biyokütleye dayalı ısıl ikame oranını %68 artırmıştır. Biyokütle içerikli alternatif yakıt kullanımı ile 2024 yılında toplam 60 bin tona yakın karbondioksitin azaltılması sağlanmıştır.
Çimko bu çerçevede 2034 yılına kadar ısıl enerji ihtiyacının %60’ını alternatif yakıtlardan karşılamayı hedefliyor.
Raporda, döngüsel ekonomi kapsamında kullanılan alternatif kaynaklara da geniş yer verildi. 2024 yılında 185 bin ton alternatif yakıt ve 87 bin ton alternatif hammadde kullanımıyla kaynak verimliliğini artıran şirket, 2015 yılına göre ton klinker başına karbon salımını %2,7 oranında azaltmayı başardı. Ayrıca %32 oranında atık su geri kazanımı ve 25 hektarlık rehabilite edilen alanla çevresel iyileştirme çalışmaları yürütüldü.
Su yönetiminde de sürdürülebilir bir yaklaşım benimseyen Çimko, fabrikalarında kullandığı suyun yaklaşık %19′ unu, hazır beton tesislerinde ise %45’ini geri kazanarak yeniden değerlendirdi.
Ankara, İzmir ve Manisa’da bulunan ve toplam 49 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi santralleri (GES), yıllık yaklaşık 80 milyon kWh elektrik üretim kapasitesine sahip. Bu adımlar, karbon emisyonlarının azaltılması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi hedefleri doğrultusunda, Çimko’nun sürdürülebilirlik odaklı büyüme stratejisine güçlü bir katkı sunuyor. Ayrıca, yapay zeka destekli üretim planlama uygulamaları sayesinde enerji yönetiminde dijital dönüşüm de hız kazandı.
Bunun yanında, üretim süreçlerinde ortaya çıkan atık ısının geri kazanılması amacıyla kullanılan Atık Isı Geri Kazanımı (Waste Heat Recovery – WHR) sistemleri, enerji verimliliğini artırma yönünde önemli rol oynuyor. 2024 yılı itibarıyla, Bartın fabrikasında tüketilen toplam elektrik enerjisinin %33’ü, Narlı fabrikasında ise %9’u WHR sistemleri aracılığıyla karşılandı.
Bu yatırımlar, yalnızca karbon azaltımı değil, aynı zamanda enerji maliyetlerini düşürerek rekabet gücünü artırma ve dışa bağımlılığı azaltarak enerji bağımsızlığına katkı sağlama amacı taşıyor.
Çimko, Ar-ge yapılanması ile hem üretim süreçlerine entegre edilebilecek hızlı çözümler hem de uzun vadeli stratejik dönüşüm projelerini eş zamanlı olarak geliştirmektedir. ODTÜ Teknokent’te açılan Ar-GE Şubesi aracılığıyla akademik bilgi birikimi ileri teknolojiye dönüştürülerek, istihdam ve ihracata katkı sağlayacak katma değerli projelere aktarılmaktadır.