“ULUSAL KONFERANS İLE BARIŞ VE BİRLİK MÜMKÜN”
Suriye’de on yılı aşkın süredir devam eden iç savaşın yarattığı yıkımın izlerini silmek ve ülkeyi yeniden inşa etmek için çözüm arayışları hız kazandı. Bölgenin kaderini değiştirebilecek tarihi bir adım olan Ulusal Konferans, halkın iradesine dayalı bir yönetim modeli inşa etmek adına kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Özgür Akıl, Suriye’de etnik ve dini grupların temsilcileri, kanaat önderleri, kadınlar, gençler ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla düzenlenecek bir Ulusal Konferans’ın, ülkenin barış ve istikrarını sağlayabileceğini belirtti. “Bu konferans, yalnızca Suriye için değil, tüm bölge için umut ışığı olabilir. Ancak kapsamlı ve kapsayıcı bir yapıya sahip olması şart,” diyen Akıl, katılımcıların toplumun tüm kesimlerini temsil etmesinin önemine vurgu yaptı.
Akıl, konferansın en kritik sonuçlarından birinin, demokratik ve kapsayıcı bir anayasa hazırlamak olduğunu ifade etti. “Yeni anayasa, Suriye’nin geleceğini inşa edecek sağlam bir temel olacaktır. Bunun yanı sıra, halkın iradesine dayalı seçimlerle geçici bir yönetim oluşturulmalıdır,” dedi.
Nevruz Bayramı olan 21 Mart 2025’in, halkın yeniden doğuşunu ve Suriye’nin dirilişini simgeleyen tarihi bir başlangıç noktası olabileceğini belirten Akıl, “Bu tarih, Suriye halkının umut ve kararlılık mesajını dünyaya duyuracaktır” ifadelerini kullandı.
Suriye’de barış ve güvenliğin sağlanabilmesi için silahlı grupların (SDG, HTŞ, SMO gibi) dağıtılmasının ve bu grupların Suriye Ordusu çatısı altında birleştirilmesinin zorunlu olduğunu belirten Akıl, “Bu süreç, ülkenin toprak bütünlüğünü ve halkın güvenliğini sağlayacak en önemli adımdır. Aksi halde yeni çatışmaların doğması kaçınılmazdır” dedi.
Ulusal Konferans’ın başarılı bir şekilde gerçekleşmesi için Türkiye’nin öncülük etmesi ve uluslararası toplumun desteğini alması gerektiğini savunan Akıl, “Türkiye’nin barış sürecinde üstleneceği liderlik, yalnızca Suriye’ye değil, tüm bölgeye barış ve istikrar getirecektir” dedi.
Sosyolog Özgür Akıl, sözlerini şu çağrı ile sonlandırdı:
“Ulusal Konferans, yalnızca bir toplantı değil, Suriye halkının kaderini değiştirecek tarihi bir fırsattır. Bugün barış için adım atmayanlar, yarın daha büyük krizlerle karşılaşacaklarını unutmamalıdır. Suriye halkı, kendi iradesiyle geleceğini inşa etmelidir.”