M. Erhan Durukan: “BESİM ÖMER AKALIN”

Babası Nardalı Ömer Şevki Paşa, ilk Osmanlı Meclis-i Mebusan’ında Sinop milletvekiliydi; annesi Afife Hanım ise Yaşar Paşa’nın kızıydı. Ailenin Macide adlı bir kız ve Azmi, Agah ve Kemal Ömer adlı üç erkek çocukları vardı. İlköğrenimini Priştine’de yaptı. Ortaöğrenimine Kosova Mülkî Rüştiyesinde başladı, Kuleli Askerî Tıbbiye İdâdisi’nde tamamladı. Yüksek öğrenimini Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne’de askerî öğrenci olarak ve her sınıfta birinci olarak 1885’te bitirdi.

Bir süre askeri hekim olarak Yunanistan sınırında görev yaptı. Tifoya yakalanınca İstanbul’a döndü ve Tıp Okulu’nda doğum kliniğinde Mehmet Vahit Bey’in yanında öğretmen yardımcısı olarak çalıştı. Uzmanlık eğitimi için Paris’e gönderildi ve eğitimini Chartie Hastanesi’nde Prof. Dr. Budin ve Prof Dr. Pinard’ın yanında asistan olarak çalışarak 1891 yılında tamamladı. Paris’teki deneyimlerini iki kitap haline getirdi. “Doğum Tarihi” adlı kitabı, Türkiye’de doğumla ilgili ilk çağdaş eser olarak tanınır.

Paris’teki öğreniminin ardından yurda döndüğünde rütbesi generalliğe yükseltilen Besim Ömer, bir doğum kliniği açmak için defalarca talepte bulunduysa da II. Abdülhamit tarafından reddedildi. 1892’de saraydan gizlice bir doğum kliniği açtı. Mekteb-i Tıbbiye yakınındaki üç odalı küçük bina ülkenin ilk doğum kliniğidir ve bu doğumhane 17 yıl hizmet verdikten sonra terk edilmiş ve Kadırga’daki daha büyük bir binaya taşınmıştır. 1895 yılında Ebe Okulu’nda öğretmen oldu. Ebelik alanında ilk kitaplar olan “Doğurduktan Sonra”, “Ebe Hanımlara Öğütlerim” ve “Ebelik” adlı kitapları yayımlayarak çağdaş ebeliğin ülkedeki kurucusu oldu. 1899 yılında Doğum Kliniği Şefi oldu. II. Meşrutiyet ilan edildiğinde (1908) rütbesi albaylığa indirildi ama halk arasında “Paşa” olarak anılmaya devam etti.

1912’deki Titanik faciasında yolculuğa geç kalıp, bileti olduğu halde katılamayan tek kişidir.

1919 yılında Darülfünun’a “Emîn” (rektör) seçildi. 1922 yılında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye bir grup kız öğrenciyi kayıt ettirerek Türkiye’nin ilk kadın doktorlarının yetişmesine önayak oldu. 1928 yılında mezun olan 6 öğrenci; Dr. Suat Rasim, Dr. Fitnat Celal ve Dr. İffet Naim, Dr. Sabiha Süleyman, Dr. Hamdiye Abdürrahim, Dr. Müfide Kazım Hanımlar idi. 19 Mart 1940’da Ankara’da vefat etti.

Kitapları ve verdiği eğitimler ile modern ebeliğin kurumsallaşmasında büyük rol oynamıştır. Ebelere verdiği önem nedeni ile bir dönem “ebelerin ebesi” adı ile anıldı. Tıp Fakültesinde verdiği dersler ile binlerce doktorun yetişmesinde katkısı oldu.

Sürekli yayınladığı “Nevsâl-i Âfiyet” yıllıkları ile tıbbi yayıncılığı başlatmış oldu. 400’den fazla bilimsel makalesi yayınlandı, 70’ten fazla kitap yazdı, çeşitli gazete ve dergilerde sürekli yazıları çıktı.