M. Erhan Durukan: “AHMET KUDSİ TECER”

1901’de Kudüs’te dünyaya geldi. Babası, o dünyaya geldiği sırada Kudüs Düyün-u Umumiyesi müdürü olan Abdurrahman Bey, annesi Hatice Hanım’dır. Aile, Eğin Apçağa köyündendir. Ahmed Kutsî, dört çocuklu ailenin en küçüğüydü. Asıl adı Ahmet’tir. “Kudsi” adı, doğum yeri Kudüs’ten ötürü kendisine verilmiştir. Ahmet Kutsi Tecer, ilk öğrenimine Kudüs’te Frères des écoles chrétiennes okulunda başladı. Babasının tayîni nedeniyle ailesinin taşındığı Kırklareli’nde ilk ve ortaöğrenimini tamamladıktan sonra liseyi İstanbul’da Kadıköy Sultanisi’nde ücretsiz yatılı olarak okudu. Liseden sonra iki yıllık Halkalı Ziraat Yüksek Okulu’nu bitirdi(1922). Ardından Yüksek Öğretmen Okulu imtihanını kazanarak iki yıl Darülfünun’un Felsefe Bölümü’ne devam etti. Öğrencilik yıllarında çekirdeğini bazı Darülfünun hocaları ve öğrencilerinin oluşturduğu Dergâh dergisi çevresindeki aydın gruba katılan Tecer’în bazı şiirleri Dergâh Dergisi’nde yayınlandı.

1925’te Darülfünun’daki öğrenimine ara vererek Yüksek Öğretmen Okulu bursuyla biyoloji öğrenimi için Fransa’ya gitti ancak Sorbonne Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde felsefe derslerini takip etti. Fransa’da bulunduğu 1925-1927 yıllarında Paris Milli Kütüphanesi’nde araştırma yapma imkânı buldu. Paris’teki hayatını “Paris Acıları” adlı şiirinde yansıttı. 1928 yılında yurda geri dönen Ahmet Kutsi, araştırmalarını Halk Bilgisi Derneği’nin çıkardığı Halk Bilgisi Mecmuası’nda yazılar yayımladı. 1929’da Darülfunun’dan mezun oldu.

Sivas Lisesi’ne edebiyat öğretmeni olarak atanması üzerine gittiği Sivas şehrinde dört yıl kadar kaldı. Halk Şairlerini Koruma Derneği’ kurarak halk müziğinin tanınması, okula ve radyoya girmesi için çalıştı. 1932 yılında Sivas Maarif Müdürlüğü’ne atandı ve aynı okulda Fransızca dersler verdi. Ayrıca Kız Muallim Mektebi ve Kız Meslek Lisesi’nde de edebiyat öğretmenliği yaptı. Sivas Halkevi’nin başına geçti, çevrede Halk Odaları’nın açılmasına önayak oldu. Yörenin halk bilimi unsurlarını araştıran Ahmet Kutsi Bey, şiirlerini “Şiirler”(1932) adlı kitabında topladı. Soyadı Kanunu çıktığında Sivas’ın Deliktaş Köyü’nden Ruhsati’nin bir şiirinde geçen Tecer Dağı’nın adını soyadı olarak seçti. Tecer, 1934’te Milli Eğitim Bakanlığı’nda Yüksek Öğrenim şube müdürü olarak atandı ve bu görevde 5 yıl kaldı. 1937 yılında öğretmen Meliha Hanım ile evlendi, bu evlilikten iki çocuğu oldu.

Türk Dil Kurumu’nun da üyesi olan Tecer, 23 Temmuz 1967 tarihinin pazar gecesi Vakıf Gureba Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi…