Milletin verdiği yetkiyi hizmet için, sorun çözmek için değil tam tersine köstek olmak için kullanıyorlar. İnsanımız hizmet bekliyormuş, Türkiye’nin ihtiyacı varmış, bürokrasimiz sıkıntı yaşıyormuş, ülkemiz küresel yarışta geri kalıyormuş maalesef bunların hiçbiri muhalefetin umurunda bile değil.
Sayın Özel marjinal grupların söylemlerini aklamaya çalıştı. Grup kürsüsünden her türlü hakareti etti. Sonunda ne oldu söyleyeyim, motor su kaynattı. Devreler yandı. Özel 85 milyona rezil oldu. Asıl cahilin, asıl kültür bilmezin kendisi olduğu ortaya çıktı. Merhum Ziya Gökalp’in şiirini okuyup caka satmak isterken tam anlamıyla şiir katliamına imza attı. Şiir konusunda kendisini geliştirmesi için bazı tüyolar verebiliriz. Sürekli polemik peşinde koşmak akıllı bir siyaset yöntemi değildir. Sayın Özel’in kendini süratle toplamasını temenni ediyoruz. Yakın dostlarının siyasetin ciddi bir iş olduğunu Özel’e hatırlatması lazım. Bu vahim tablo karşısında şu gerçeği aklınızdan çıkarmayın. Milletimiz sizleri buraya çalışmanı, üretmeni amacıyla göndermiştir. Milli iradenin temsilcileri olarak şikayet etme gibi lüksümüz yoktur.
12 Ekim’de başlayan ilçe ve il kongrelerimizi 7 Şubat’ta yapılan İstanbul kongrelerimizle birlikte tamamladık. Genel Merkez, Gençlik Kolları ve Kadın Kolları kongrelerimizi gerçekleştirdik. Bu süreci hamd olsun suhuletle bitirdik. Partimize yakışır şekilde kongre maratonumuzun son düzlüğüne ulaşmış bulunmaktayız. Bunun ne kadar kıymetli olduğunu, başka partilere baktığımızda anlıyoruz.
Medyaya, sosyal medyaya ve gazetelere yansıyan iddiaların yenilir yutulur bir tarafı yok. Türkiye Yüzyılını konuştuğumuz bir dönemde Türk siyasetinin yüz kızartıcı konularla anılmasından biz utanıyoruz.
Biz şeffaflığın dürüstlüğün ve seçmen iradesinin özgürce tecelli etmesinden yanayız. Eskisi ve yenisiyle CHP genel başkanlarının içinde tebelendikleri kuyuya bizi de çekmesine müsaade etmeyeceğiz. Kapanmamış hesapları varsa buna bizi alet etmesinler. Gitsinler kozlarını mahkemede paylaşsınlar. Bizim üzerimizden hesap görme yanlışına düşmesinler. Bizim onların hançer siyasetleriyle uğraşacak vaktimiz yok.
Türkiye-Malezya İşbirliği Forumu’na katıldık. Farklı alanlarda 11 anlaşmaya imza attık. Malezya’daki yoğun temaslarımızdan sonra Endonezya’ya geçtik. 1,5 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşan Endonezya ekonomisi büyük bir atılım içerisinde.
Her yaştan çocukların heyecanlarını görmek bizleri çok farklı bir duygu iklimine sürükledi.
Endonezya’dan sonra turumuzun son durağı olan Pakistan’ı ziyaret ettik. Pakistan ortak tarihi ve medeniyeti paylaştığımız kardeş bir ülkedir. Başbakan Şahbaz Şerif’in deprem bölgesini ziyaret eden ilk lider olmasını nasıl unutabiliriz? En zor zamanlarımızda iki kardeş ülke olarak birbirimizin yardımına koştuğumuzu nasıl unutabiliriz? 24 belgeye imza attık.
Her 3 ülkede de Gazze başta olmak üzere bölgesel meseleleri ele aldık. Ziyaretlerimizde muhataplarımıza ayrıca yeni Türkiye’nin sembollerinden biri haline gelen TOGG’u hediye ettik. Liderlere lokum yerine TOGG hediye etmemiz ülkemizdeki muhalefeti rahatsız ettiği görülüyor.
Bir tanesinin cehaleti karşısında hayret etmemek elde değil. Ne dünyadan haberi ve ne de yükselen Asya gerçeğinden… Kendi çapsızlığını, vizyonsuzluğu Türkiye’nin çıkarlarının önüne koyan sığ bir zihniyetle muhatabız. Bu işler her şeyden önce vizyon, irade ve ufuk meselesidir. Ufku dar olanlar bizi anlayamaz.
Bizim için önemli olan halkımızın düşüncesidir, kanaatidir. Milletimizde ülkemize ve şahsımıza yönelik bu büyük saygı ve sevginin sebebini çok iyi bilmektedir.
Bir diğer hakikat ise şudur; dünyanın dört bir ucunda bize gösterilen yoğun ilgi, bölgesel meselelerinde benimsediğimiz onurlu ve ilkeli duruşun sonucudur.
Avrupa dahil birçok ülkenin sustuğu dönemde Gazze, Filistin, Yemen için hiç susmadan sesimizi yükselttik.
TÜSİAD’ın provokasyon açıklamalarına geçmeden önce şu gerçeğin altını çizmek istiyorum. Demokrasilerde hiç kimse eleştirilemez değildir. Yapıcı olması halinde eleştiriye açığız. TÜSİAD yönetiminin açıklamaları sonrası sıraya dizilen muhalefet figürlerini dikkate almıyoruz. Kraldan çok kralcı davrananların ederi onlara sahiplerinin biçtiği değer kadardır. Kuklalarla bizim işimiz olmaz. Bizim muhatabımız kuklacılardır.
TÜSİAD’ın açıklaması provokasyon kokuyor, haddini aştı. TÜSİAD zihniyeti, siyasetin zayıf ve devletin onun tasallutu olduğu dönemlerin zihniyetidir. 2002 öncesinde TÜSİAD zihniyetinin neye tekabül ettiğini biliyoruz. Eski Türkiye’de siyaseti istedikleri gibi dizayn ediyorlardı. Gazete manşetleri vasıtasıyla iktidarlar ayar veriyorlardı. Biz buna dur dedik.