BAŞKAN YILMAZ’DAN SEFERBERLİK ÇAĞRISI
BAŞKAN YILMAZ, DEPREM İÇİN DÜĞMEYE BASTI
Başkan Umut Yılmaz’ın açılış konuşmalarıyla başlayan programda 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlar saygıyla anıldı. Yılmaz, Türkiye’nin en önemli konularından birini olan deprem gerçeğini bilimin ışığında bundan sonra “ne yapabilirizi” konuşmak için bir araya geldiklerini söyledi. Yılmaz, “O depremi hep beraber yaşadık. O depremin altında sadece canlarımız kalmadı, hayallerimiz de kaldı. O acıları hep birlikte yaşadık. Yaşananları unutmayacağız, unutturmamaya da kararlıyız” dedi.
Depremin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen tüm “dersimizi aldık” söylemlerine karşı ortada somut hiçbir şeyin olmadığına dikkat çeken Yılmaz, kent yöneticilerine seferberlik çağrısında bulunarak, “Dersimizi aldık demekle maalesef ders alınmıyor. Aradan 2 yıl geçse de henüz bir arpa boyu kadar yol gidememişiz. Artık doğal afetler sonucu insanlarımızın ölmesinin bu ülkenin kaderi olmasın istiyoruz. Bu şehrin bir belediye başkanı olarak Gaziantep için seferberlik çağrısı ilan ediyorum. Gelin hep birlikte depreme dirençli kent inşa edelim. Yarınlarımızı, çocuklarımızı güvence altına alalım” diye konuştu.
Şehitkamil Kent Konseyi Başkanı İrfan Demirci de 6 Şubat’ın büyük bir acı ve yıkımın yıldönümü olduğuna ifade ederek, “Depremin ikinci yıldönümündeyiz. 6 Şubat büyük bir acının ve yıkımın yıldönümü. Uzun yüzyıllar boyunca 6 Şubat’ta yaşadıklarımızı unutmayacağız” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Naci Görür de depreme dirençli şehirler oluşturmak için alınması gereken önlemler olduğunu belirterek, “Bir kentin sadece binasını yapmakla o kenti depreme hazırlayamazsınız” dedi. Görür, “Doğu Anadolu Fayı, bir levha sınırıdır. Arap levhası, Anadolu levhası ve Afrika levhası burada birbirine yakın. Bu durum depremlerin oluşumunu etkiler. Gaziantep, doğrudan levha sınırında yer almıyor ancak sınıra çok yakın” dedi.
Deprem tedbiri almak için sadece binaları dönüştürmenin yeterli olmayacağını ifade eden Görür, şunları kaydetti: “Deprem sonrası şehirde okul yok, kanalizasyon patlamış, içme suyu gitmiş. İş dünyası çökmüş, altyapı yok. Her şey birbirine karışmış. Evin sağlam olsa ne olur ki? Bu 11 il içinde evim yıkılmadı paşa gibi yaşıyorum diyebilir misin? Bu saydığımız bütün bileşenleri fonksiyonunu yerine getiriyor olmalı ki o kent yaşanır olsun. Gaziantep’te deprem aynı zamanda ekonomik felakettir. Gaziantep’in deprem sonrası yaralarını sarabilmesi, kolaylıkla ayağa kalkabilmesi için ekonomisinin iyi olması lazım.”