1944’te hafız ve tanburi Kemal Batanay’dan ders almaya başladı. Kısa bir süre sonra, Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne girdi. Emin Ongan’la repertuvar ve usul çalıştı. Aynı yıl İstanbul Konservatuvarı Türk Musikisi İcra Heyeti’ne kabul edildi. Konservatuvarın Müdürü Hüseyin Sadettin Arel’den müzik kuramı dersleri aldı. Kendi ifadesine göre, Lemi Atlı’nın son öğrencisi oldu.[1] Ayrıca bestekâr Sadettin Kaynak ve Suphi Ezgi’den de musiki dersleri aldı.
1945’te ilk kez Tepebaşı Gazinosu’nda sahneye çıktı. 1946’da Meliha Hanım’la evlendi. Çiftin çocuğu olmadı. Arif Sami Toker, İstanbul Radyosu’nun sınavını kazanıp, 1950’den itibaren solist ve korist olarak görev yaptı. Askerlik görevini yaptığı sırada İstanbul Radyosu’nda çalışmaya başladığı için bir süre mikrofonda Arif Coşkunay ismini kullandı.
Ankara ve İstanbul radyolarında müzik yayın şefliği yaptı. Son yıllarında felç geçiren ve yoksulluk çeken sanatçı, 27 Nisan 1997’de 71 yaşında İstanbul’daki Balıklı Rum Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Kozlu Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Talihin Elinde Oyuncak Oldum
Çek Küreği Güzelim, Uzanalım Göksu’ya
Artık Gelecek Sanma Sakın, Geçti O Günler
Ne Kadar Yalancısın, Nasıl İnandım Sana
Çıksam Şu Dağların Yücelerine
Bekliyorum Sevgilim, Sen Nerdesin
Ağlasam Faydası Yok
Gam Çekme Güzel, Ne Olsa Baharın Sonu Yazdır
Erişti nev bahar eyyamı açıldı güli Gülşen.