Zeki Müren, 6 Aralık 1931’de, Bursa’nın Hisar semtinde Kaya ve Hayriye Müren çiftinin tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi Bursa’ya Üsküp’ten göç etti. Babası ailesini kereste tüccarlığı yaparak geçindiriyordu. 11 yaşında sünnet olan Zeki Müren çelimsiz, ufak tefek bir çocuktu.
Eğitimine Bursa Osmangazi İlkokulu’nda (Tophane İlkokul ve Alkıncı İlkokulu) başladı. Zeki Müren’in yeteneğini o yıllarda öğretmenleri tarafından keşfedildi. Daha sonra müzikli müsamerelerde oynamış, ilk rolünü çoban rolünü almıştır. Ortaokulu Tahtakale’deki 2. Ortaokul da bitirdi ve ardından İstanbul Boğaziçi Lisesine gitti. Burayı da birincilikle bitirmesinin ardından çok istediği İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine (Mimar Sinan Üniversitesi) girdi. Zeki Müren bu yıllarda Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen atölyesinden mezun olmuş, desen çalışmaları birçok kez sergilenmiştir.
Aynı hafta Sükrü Pınar’ın eseri “Muhabbet Kuşu” şarkısı plağını doldurttu. Bu plak Zeki Müren’in tüm Anadolu da tanınmasına yardımcı oldu. Bu başarısı ardından düzenli olarak, çoğu canlı yayın programı olmak üzere eserlerini seslendirmeye başladı. On beş yıl kadar radyo programlarında yer aldı. Bu yükselişte istikrarını bozmayıp, kendini plak ve sahne çalışmalarına vermiştir.
1954 yılın da “Beklenen Şarkı” adlı filmde oynadı. Başarısını burada da devam eder ve kendi bestelediği 28 film de oynadı. 1965 yılın da Çay ve Sempati adlı tiyatro da baş rolde oynayarak kariyerinde zirve yapmıştır. Oyunculuk dışında 1965 yılında 100’e yakın şiir yazdı. Bu şiirlerini “Bıldırcın Yağmuru” adlı şiir kitabında yer aldı. Şiirlerin bazıları; Kazancı Yokuş ve Kendimi Arıyorum, Alınyazım, Çim Makası, Son Kavga, Bursa Sokağı vb. bunlardır.
Zeki Müren, hayatının son zamanlarında kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığından dolayı sahne hayatından uzaklaştı. Sağlık durumundan dolayı Bodrum’daki evinde dinlenmeye karar verdi. TRT İzmir Televizyonunda kendisi için düzenlen tören sırasında kalp krizi geçirerek, 24 Eylül Salı günü hayatını kaybetti. Cenazesi Bursa’da Emir Sultan Mezarlığı’na büyük bir kitlenin katılımıyla defnedildi.