M. Erhan Durukan: “MÜSLÜM GÜRSES”

Müslüm Gürses’in gerçek adı Müslüm Akbaş’tır. Babası Mehmet Akbaş, annesi Emine Akbaş’tır. Zeyno ve Ahmet isimlerinde iki kardeşi olan Gürses’in babası çiftçilikle uğraşıyordu ve bağlama çalıyordu.

Çocukluğunun ilk yılları Şanlıurfa’da geçti. 3 yaşındayken ekonomik nedenlerden dolayı ailesiyle birlikte Adana’ya göç etti. Burada terzi çıraklığı ve kunduracılık yaptı. İlkokulu bitirdikten sonra eğitim hayatına devam etmeyen Gürses; 14 yaşındayken Adana Aile Çay Bahçesi’nde düzenlenen yarışmaya katıldı ve birinci oldu. 1968 yılında albüm yapmak için İstanbul’a geldi. Bu dönemde çıkardığı Emmioğlu/Ovada Taşa Basma isimli plağı 300 bin satış yaparak büyük bir rekor kırdı. Gün geçtikçe tanınan Gürses, şöhretinin ilk yıllarında çıktığı Anadolu turnesi sırasında büyük bir kaza geçirdi ve alın kemiği kırıldı.

Kaza sonrası çıkardığı ”Özür diliyorum senden”, ”İsyankâr”, ”Ben insan değil miyim” gibi albümlerle çıkışını sürdüren Gürses, arabesk türünde en çok ilgi gören isimlerden biri oldu. 1979’da ilk defa İsyankâr filmiyle kamera karşısına geçti.

Gürses’in, 2006’da yazar Murathan Mungan’la ortak projesi ”Aşk Tesadüfleri Sever” müzik marketlerdeki yerini aldı. 2010 yılının Kasım ayında ”Yalan Dünya” isimli albümü çıkardı.

Filmin konusu şöyle: Müslüm Gürses’in bir istasyon görevlisi, Aysun Kayacı’nın ise bir otobüs şoförü olarak ekrana geldiği reklam, rollerin değişmesi teması üzerine kurgulanıyor. Pazarda faaliyet gösteren diğer markalara gönderme yapan reklam, ‘yakında akaryakıt dünyasında roller değişecek’ mesajının altını çiziyor.

15 Kasım 2012’de kalbine stent takılan Müslüm Gürses’in karaciğer ve böbreklerinde çıkan sorunlar nedeniyle 18 Kasım 2012 günü durumu ağırlaştı. Yaklaşık 4 ay Memorial Şişli Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde solunum cihazına bağlı olarak tutulan Müslüm Gürses 3 Mart 2013’te İstanbul’da (60 yaşında) vefat etti.

HKÜ’lü milli sporculardan yüzmede çifte başarı

Milli takımda da görev alan ve daha önce Fransa’da düzenlenen Yüzme Dünya Şampiyonasında 50 metre kurbağalamada Dünya birincisi olan, açık yaş Türkiye rekortmeni Kaan Kara, “Milli bir sporcu olarak üniversitemi temsil ettiğim şampiyonadan madalyalarla döndüm. Bu aldığım madalyalar Gaziantep tarihindeki yüzme kategorisindeki ilk alınan Ünilig madalyası olma özelliğini taşımaktadır. Dolayısıyla hem üniversitemi hem şehrimi, aldığım madalyalarla elimden geldiği kadar temsil etmeye çalıştım” diye konuştu.

İki önemli derece elden Barış Şahin ise, “Üniversitelerarası düzenlenen şampiyonada başarılı olmak beni çok mutlu etti. Yapabileceğime inandım ve onların desteğini hep hissettim. Bu duygu ve düşüncelerle her zaman yanımda olan üniversiteme ve aileme teşekkür ediyorum. İlerleyen yıllarda daha büyük başarıları elde etmek için çalışmalarımı durmaksızın devam ettireceğimi özellikle belirtmek istiyorum” dedi.