M. Erhan Durukan: “AJDA PEKKAN İLE…”

Zeki Müren: “Gel Ajda’cığım, gel hayatım, sen de benimle şarkı söyle!”

“Anlatayım: Rüyayı gördüğüm günden sonra, Çatı da ilham Gencer Orkestrasıyla arkadaşlarımın ısrarı ile iki şarkı söylemiştim. Tesadüf işte. Beğenirler. Apar topar mukavele yapıldı. Şerif Yüzbaşıoğlu’ndan şan dersleri aldıktan sonra da tamamen değişik bir âleme geçiverdim…”

“l946’da İstanbul’da doğdum. Liseden ayrıldıktan sonra amatör olarak müzik hayatına atıldım. Bir ara film hayatına atıldıysam da, müziği çok sevdiğim için tekrar bu sanat dalını seçiverdim. Bildiğiniz gibi sekiz senedir sahnedeyim, Yunanistan’daki festivalde iki defa Türkiye’yi temsil ettim.”

“Her türlü müzikten hoşlanırım.”

“Röpertuarınızı nasıl vücuda getiriyorsunuz?”

“Sevdiğim, halkın beğendiği şarkıları biraraya getirerek…”

“Hay hay, buyurun…”

“Bol yemek yemekle… Fakat her sabah jimnastik yaparım.”

“Şimdilik sadece mesleğimi düşünüyorum.”

“Ne münasebet…”

“Ne desem boş. Allah nasıl isterse öyle olur. İnsan düşündüğünü bulamıyor çoğu zaman.”

“Her ikisinden de azıcık…”

“Karşımdaki rol arkadaşıma bağlı…”

Çatınarak bana baktı bir an. Bu defa kaçamak yapamamıştı. İçleri gülen güzel gözlerinde “Başka bir sualiniz var mı?” dercesine bir ifade seziliyordu.