Tahsin Tiryaki: “KERİMAN HALİS”

Müziksever bir aile ortamı içinde büyüdü. Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz’in başmabeyincisi olan dedesi Hurşit Bey müzikseverliği ile tanınan, yedi enstrüman çaldığı söylenen birisi idi. Hurşit Bey’in çocuklarından birçoğu müzisyen olarak yetişmiştir. Ailedeki en tanınmış sanatçılar, Keriman Halis’in amcası operet bestecisi Muhlis Sabahattin Ezgi ile tanınmış bir besteci olan halası Neveser Kökdeş’tir. Keriman Halis’in babası Tevfik Halis ise Hızır adı verilen yangın söndürme aletlerinin mümessilliğini yapan tanınmış bir tüccardı.

Keriman Halis, annesinin rahatsızlığından dolayı altı yaşına kadar büyükannesi, ardından dadısı ve mürebbiyesi tarafından yetiştirildi. Mürebbiyesinden Fransızca konuşmayı ve piyano çalmayı öğrendi 1926-1929 arasında İstanbul’da Feyziati Lisesi’nde öğrenim gördü. Dokuzuncu sınıfta iken babasının kararıyla okulu bıraktı; Akşam Sanat Okulu’nda dikiş, nakış, yemek konularında kendisini geliştirdi.

1929 yılında Cumhuriyet gazetesi Türkiye’deki ilk güzellik yarışmasını düzenlemiş, Feriha Tevfik Hanım’ın birinci olduğu bu yarışmaya Keriman Halis’in amcası Muhlis Sabahattin’in kızı Melek (Kobra) de katılmış ve 13. olmuştu. Keriman Halis, 1930 yılında düzenlenen Türkiye güzellik yarışmasına arkadaşlarının ısrarı ile katıldı ancak ailesinin onay vermemesi nedeniyle ikinci tura gitmedi. İki yıl sonra anne ve babası, dördüncüsü yapılacak olan Türkiye Güzellik Yarışması sırasında Keriman Halis’in katılmasına ikna oldu ve babası Tevfik Halis Bey onu kaydettirdi.

1932 yılındaki güzellik yarışması, başlangıçta katılımın azlığından ötürü iptal edilmişti ancak Uluslararası Güzellik ve Zarafet Yarışması jüri başkanından Cumhuriyet gazetesi yönetimine gelen bir mektupla Belçika’da yapılacak yarışmaya Türk güzelinin katılımı rica edilince gazete yeniden harekete geçerek ulusal bir güzellik yarışması düzenlemişti. Temmuz 1932’de gerçekleşen yarışmada Keriman Halis Türkiye Güzellik Kraliçesi seçildi. Dönemin ünlü yazar ve sanatçılarının oluşturduğu jüri tarafından sekiz aday arasından seçilen Keriman Halis, Türkiye’de seçilen dördüncü güzel oldu. Ertesi yıl Türkiye’deki beşinci güzellik yarışması düzenlenmiş; ardından 1950 yılına kadar ulusal güzellik yarışması düzenlenmemiştir.

Keriman Halis’in dünya güzellik yarışmasında elde ettiği birincilik, Türk toplumunda büyük bir coşku uyandırdı. Yarışmadan Türkiye’ye dönüşünde Sirkeci Garı’nda büyük bir kalabalık tarafından karşılanan Keriman Halis’e 30 bine yakın kutlama telgrafı gönderildi. Kendisi bu tebrikleri teker teker yanıtlama imkânına sahip olmadığı için teşekkürlerini Anadolu Ajansı aracılığıyla iletti.

Keriman Halis’in kazandığı güzellik yarışması birinciliğine toplumda büyük anlamlar yüklenmiş; dünya güzeli seçildikten sonra Keriman Halis Hanım kamuoyu tarafından yakından takip edilmiştir. Onun yarışmadaki başarısı ve kazandığı ünvan, yurtiçinde ve Avrupa basınında Cumhuriyet devrimlerinin bir sonucu olarak sunuldu. Keriman Hanım, fındık, üzüm, incir gibi Türk mamullerini tanıtma gibi bir görev üstlendi. Dönemin moda tarzını yansıtan giysileriyle giyinme konusunda Türk kadınına örnek olma misyonunu da üstlendi. Kamusal görevlerle çeşitli davetlere katıldı; Paris, Kahire, Berlin, Şikago, Atina’da bulundu.

Keriman Halis Ece, güzellik yarışması deneyiminin ardından daha önce güzellik yarışmalarından birinci gelenlerden farklı olarak sahnede veya sinemada bir kariyer edinmedi; evlenip çocuk sahibi oldu. İki evlilik yapan Keriman Halis’in Orhan Sanus ile evliliğinden oğlu Sezai Biltin Sanus ile kızı Ece Sanus, tüccar Hasip Tamer Bey’le evliliğinden oğlu Cenk Tamer doğmuştur.

Keriman Halis Ece, 28 Ocak 2012’de İstanbul’da kızının evinde kalp yetmezliği nedeniyle vefat etti. Cenazesi Feriköy Mezarlığı’nda defnedilmiştir.