Önceki hafta sevgili Ferit Binzet, mesaj gönderdi; “Babamı hastaneye yatırdık, bu sefer durumu çok ciddi” diye. “Gelip göreyim” diye yazınca Ferit, hiç tereddütsüz “görme” derken Fadıl Ağabeyin sağlık durumunu, daha doğrusu sağlıksızlığını özetlemiş oldu.
Geçen hafta Adıyaman’dan Sayın İbrahim Aslan aradı, görüşmemiz sırasında “Adıyaman’a bekliyoruz” dedi. “Bu ara biraz zor. İnşallah mecburen gelmemizi gerektiren bir şey olmaz. Umarım Fadıl Ağabey sağlığına kavuşur” dedim.
Fadıl Ağabey, geçen yıl 1 Ağustos’ta kaybettiğimiz dayım Yusuf Çetin’in yaklaşık 60 yıllık dostuydu. Dayım Adıyaman’da öğretmen olarak görev yaparken, Fadıl Ağabey Milli Eğitim Müdürlüğü’ndeki görevinin yanı sıra, yaygın basının Adıyaman temsilciliği de yaparmış. Dayım vefat edene kadar bu dostluğun ilk günkü sıcaklığı ile devam ettiğinin tanığıyım.
Kendisi ile tanışıklığım 30 yıl öncesine dayanır. Anadolu Ajansı Gaziantep Bürosu’nda çalıştığım dönemde, Adıyaman’a ilişkin haber olunca muhabirimize ulaşamazsak ilk aradığım kişiydi Fadıl Ağabey. Bize ulaştırılan ya da derlenen haberde şüpheye düştüğümde de aradığım kişi Fadıl Ağabey olurdu. Bilirdim ki, Fadıl Ağabey söylediyse doğrudur. Hiçbir makamdan teyide gerek olmaz.
Fadıl Ağabey’i her zaman ütülü, kravatlı takım elbisesi içerisinde, günlük tıraşlı, özenle taranmış saçıyla gördüm. Fadıl Ağabeyin beyefendi kişiliği, Adıyaman sevdası, basın diline hakimiyeti, samimiyeti, saygınlığı, dürüstlüğü ve kibarlığı hemen herkesin tartışmasız teslim ettiği bir gerçektir.
Benden 25-26 yaş büyük olmasına rağmen, hiç Cengiz dememiştir. Her zaman Cengiz Bey diye söze başlardı. Fadıl Ağabey, oğlu Ferit’in Anadolu Ajansı Adıyaman muhabirliği döneminde de haberin bizim açımızdan teyit noktasıydı.
Ferit ile bir görüşmemizde, “Babam yaşlandı, arşivini kitaplaştırmaya ömrü vefa etmeyecek diye üzülüyor” dediğinde, Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Abdulkadir Konukoğlu’na konuyu açtım. Sağ olsunlar, kitabın bastırılmasına onay verdiler. Hemen Ferit’i arayıp bilgilendirdim. Telefonda da olsa Ferit’in adeta havaya uçtuğunu tahmin etmek zor olmadı. Fadıl Ağabey’i bilgilendirmiş, beni arayıp mutluluğunu ve teşekkürlerini iletti.
Kitabın baskı sürecinde Fadıl Ağabey birkaç kez geldi. Kitap taslağı çıktıkça, Fadıl Ağabey’i daha moralli gördüm. Ne mutlu bana ki, kitabın hazırlığına da bire bir katkı sağlama fırsatı buldum.
“Değerli gazeteci Fadıl Binzet’in fotoğraf arşivinden oluşan ‘Dünden Bugüne Adıyaman’ albümü, kadim medeniyetlere ev sahipliği yapan, tarihi, kültürü ve doğal güzellikleri ile büyük potansiyeli bulunan Adıyaman’ın yakın tarihini kayıt altına alacaktır.
Fadıl Ağabey, kitap baskıdan çıkınca adeta gençleşmişti. Gururlu ve mutluydu. Kitabını tanıtmak ve kitapta yer alan fotoğrafların bir bölümünden bir sergi açmaya niyetlendiğinde, üzülerek ifade edeyim ki, hakkı olan desteği göremedi. Adıyaman yöneticileri ve iş çevrelerinin, kitap tanıtım günü ve fotoğraf sergisi açılışında bulunmamaları, Fadıl Ağabeyi üzmüş olabilir ama katılmayanlar için telafisi mümkün olmayan kayıptı.
Bana Adıyaman’ın tarihini öğreten Fadıl Ağabeyi Cumartesi günü toprağa verdik. Acısının benzerini dayımı toprağa verirken de hissetmiştim. “O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler” diyor koca çınar; Yaşar Kemal Usta!…
Fadıl Ağabey güzel uğurlandı. Cenaze namazına Adıyaman Valisi Sayın Abdullah Erin, TBMM Başkan Vekili Sayın Ahmet Aydın, Belediye Başkanı Sayın Hüsrev Kutlu, gazeteciler, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.