Buradasınız
Anasayfa > Röportajlar > YILDIZ KENTER “GAZİANTEP SEYİRCİSİ OLMASA, GAZİANTEP’E GELİNMEZ”

YILDIZ KENTER “GAZİANTEP SEYİRCİSİ OLMASA, GAZİANTEP’E GELİNMEZ”

YILDIZ KENTER:

“GAZİANTEP SEYİRCİSİ OLMASA, GAZİANTEP’E GELİNMEZ”

Röportaj: M. Erhan DURUKAN

      Gaziantep ve Gazianteplileri sevmese yöremize gelmeyeceğini söyleyen ünlü tiyatro oyuncusu, yerel yöneticilerin Gazianteplilerin sanat duygularına gereken önemi vermesini istedi.

      Gaziantep Koleji Vakfı Kadınlar Kolu’nun kültürel etkinliklerinden olarak, bir temsil vermek üzere ilimize gelen Devlet Sanatçısı Yıldız Kenter, Gaziantep ve Gazianteplilerle ilgili görüşlerini OBJEKTİF’e anlattı. 30 yıldır çeşitli tarihlerde çok güzel piyeslerle ilimize geldiğini vurgulayan ünlü sanatçı, OBJEKTİF’in sorularını dobra dobra cevapladı.

      Politikayla ilgili düşüncelerinin ne olduğu yolundaki bir sorumuza, “Bir ara politikayı düşündüm” karşılığını veren Kenter, “Ama gördüğüm politikayı çok sevdiğimi söyleyemem. Bunun için politikayı aklımdan tamamen çıkardım” dedi. Gaziantep’e bir okul açıldığında, imkânları doğrultusunda hoca olarak ders vermeye gelebileceğini sözlerine ekleyen Kenter ile Kaleli Oteli’nde görüşüyoruz:

      “Gaziantep’e bir hayli geldiniz herhalde?…”

“61’den beri geliyorum…”

“Kaç kez diyebilirsiniz?”

“Vallahi, aralıklı aralıklı geliyorum. Ama epeyce geldim ve getirdiğim piyeslerin sayısına baktığım zaman, bir hayli gelmiş oluyorum.

Yalnız, Gaziantep’i protesto ediyorum. Gaziantep, varlıklı bir şehir ve şunca yıldır pek çok gelişme göstermiş bir şehrimizdir.  Gece hayatı olan, insanları yaşayan ve bana heyecan veren bir şehirdir. Ama, bunca şeyler yapıldı, bir Kültür Sarayı yapılmadı. Oynadığımız tiyatroyu gördünüz mü? Şimdi, yıllardan beri oralarda oynuyoruz. Dekorun yarısını kuramadık. Bütün mizansenler ters oldu. Daha önce, geldiğimizde zaten önce sinema gösteriyorlar, salonu vakitlice alamıyoruz. Yani, seyirciye ben İstanbul’daki gibi saygı göstermek isterim. Bunu seyirciye bir saygınlık olarak görüyorum. Böyle bir sahnede, yani dekorun ancak yarısının kurulabildiği bir sahnede, mizansenlerin yapılamadığı bir sahnede biz bir sürü para harcadık, o öndeki ilaveyi yaptırdık. Onu da bugün son saatlere kadar koymadılar. Yani onlara çok canım sıkılıyor.”

      “Kısaca öz geçmişinizi anlatır mısınız?”

“İstanbul’da doğdum, Ankara’da okudum. Konservatuvarı bitirdikten sonra 11 yıl Devlet Tiyatrosu’nda çalıştım. 59’da istifa ettim. Muhsin Ertuğrul rahmetli hocamızla çalıştık. Kent Oyuncuları’nı kurduk. Demek ki, 31 yıldır da İstanbul’da çalışmaktayım. 1968’de Kenter Tiyatrosu’nu yaptırdık. 68’den beri kendi binamızda çalışıyoruz. Fakat bina, bütün hayatımızı verdiğimiz bina, artık idare edemeyeceğimiz bir varlık haline geldi. Bu enflâsyonla ve bu devlet yardımı alan ödenekli tiyatrolarla bir rekabete girme olanağımız kalmadı. Mesafe çok açıldı. Ama sanata inanıyorum. Tiyatroya inanıyorum. Benim için umut sanatta demek, umut insanda demek. Onun için ayakta durmaya çalışıyorum.”

      “Gaziantep seyircisini sanat ve tiyatro anlayışı yönünden nasıl buluyorsunuz?”

“Vallahi, Gaziantep seyircisi olmasa, Gaziantep’e gelinmez. Tiyatro, tiyatro binasında oynanır, hiç değilse müşahid bir sinemada oynanır. 30 yıldır geldiğimize göre buraya, demek ki seviyoruz biz buradaki seyirciyi. Atiktir, uyanıktır, açık kafalıdır, objektiftir ve çok güzel reaksiyon verir, destekler.”

      “Gaziantep’te sanat ve tiyatronun gelişmesi için neler yapılması gerekir, destek için yardımlarınız olabilir mi?”

“Benim destek için yardımlarım; sadece oyuncu olarak katkım olur. Eğer bir okul açılacaksa, hoca olarak zaman zaman gelir, bildiklerimi aktarabildiğimce aktarmaya çalışırım. Onun dışında tiyatro tek başına yürümez. Tiyatro; basınla, devletle, seyirciyle ve sanatçıyla, bu dört gücün birleşmesiyle yürüyebilir. Bizde yürümemesinin nedenleri, bu dört gücün bir tarihten sonra kopmasından, sökülmesinden kaynaklanmıştır, diyebilirim.”

      “Hanımefendi, biliyorsunuz birçok tiyatro oyuncusu zaman oldu sinemaya geçti, sizin de sinemadaki filmlerinizi izliyoruz, zaman oldu sahneye ses sanatkârı olarak geçtiler, bu arada bazıları da siyasete soyundular. Size bir teklif gelirse, niyetiniz var mıdır, siyasete girer misiniz?”

“Vallahi, ben politikayı elbetteki izliyorum yakından. Ama gördüğüm politikayı çok sevdiğimi söyleyemem. Onun için, bir ara şöyle bir düşünmekle birlikte, aklımdan tamamen çıkardım…”

yildiz kenter_i kaybettik -2-

(Objektif – Kasım 1990)

Top