“23 senedir sinemadayım, tiyatroda ise 25 seneyi buluyor.”
“Tüluat tiyatrolarında çalıştım. 1939’da Eminönü Halkevi’nde sahneye amatör olarak çıktım. İki yıl Anadolu’da 8 lira yevmiye ile dolaştım. Küçük Sahne’de 7 yıl çalıştım. Muhsin Ertuğrul’un Karaca Tiyatrosu’nda, Site ve Oraloğlu tiyatrolarında çalıştım. ondan sonra da vurduk kendimizi yine sinemaya…”
“Hisse-i Şayia’da uşak rolünü canlandırdım. Heyecan ve korku… Öyle ki, heyecandan sahneye düşmüştüm. Millet çok gülmüş. Sonradan da herkes beni düşürmeye başladı…”
“Trafik aksıyor, yalnız onu biliyorum ben…”
“Pek belirli bir şey yok. Ama fırsat bulursam resim, küçük heykel yaparım. Futbolu seyretmeyi çok severim. Eskiden oynadım da… Koyu Fenerbahçeliyimdir.”
“Kayınbiraderim olduğu için değil, hakikaten şair olarak şiirlerini beğenirim.”
“Üç saniye…”
“Vallahi benim için fark etmiyor, bence ikisi de aynı şey…”
“Her ikisinin de faydası aynı, fakat sinema daha geniş kütleye hitap ettiği için daha önemlidir.”
“Bilemeyeceğim. Benim için fark etmiyor; gazinolarda çalıştığım halde, film çalışmalarımı da aksatmıyorum.”
“Kat’iyen, aslı yok.”