EDİZ HUN

“1940 senesinin 20 Kasım’ında doğdum. 1963 senesinde Ses Mecmuası kanalı ile sinemaya geçtim, ilk çevirdiğim film “Genç Kızlar”… Nevzat Pesen’in rejisörlüğünde, Türkân Şoray’la beraber oynamıştım.”

“Başrolü Sevda ile paylaşıyorum. Diğer oyuncular ise; Turgut Özatay, Esen Püsküllü, Ahmet Mekin ve M. Ali Akınar.”

“Sinekli Bakkal.”

“Hemen hepsiyle da rahat oynarım. Onun için bir tefrik bahis konusu değildir.”

“Yabancılardan Marcello Mastronni, Julie Christie. Bizden ise Kartal Tibet, Hülya Koçyiğit…”

“Gerçek şu ki, bizde sanat anlayışı ile yapılan filimler, yatırılan sermayeyi karşılayamadığı gibi iş de yapamıyor. Prodüktörlerin gayesi iş yapan filmler olduğu için dışarıdan kopya yapmakla bunu hallediyorlar. Bununla beraber filmciliğimiz, son senelerde renkli filme başlayarak en önemli hamleyi yaptı. Bundan sonra sesli film çekimi ve sağlam bir plato… Ama, sesli film şu anda çok uzak bir geleceğin mahsulü. Bunun için topyekün çalışmalıyız ve müşterek kapitallere ihtiyaç olacaktır.”

“Hiç bir şey… Normal hayattaki insanların işlerini yaparken hissettikleri ne ise benimki de o. İnsan tamamen o kalıba girdiği için bir şey hissedemiyor. Ama ahlâksız olanlar için o başka tabii…”

“İlim adamı olmak isterdim…”

“Ailemi çok severim; annemi, babamı… Nefret ettiklerim ise riyekârlık ve dedikodu…”

“Valla şimdi ikisi de yeterli değil. Bence en önemli şey mantıktır. Akıllı insan fırsatlardan istifade edebilirse, paradan kazanabilir, severde. Fakat kendini akıllı sananlar başkalarının zekâsına da hürmet etmeli…”

“Şimdilik hayır…”

“İdealimdeki kadında karakter, şahsiyet ve zerafet birleşmeli. Mümkün olabilirse tabii…”

“Hem de pek çok. Umumiyetle hanımlardan gelen mektuplarda bebek resimleri oluyor… Bazılarında oyuncak, plastik bebekler yolluyorlar. Evlilik sembolü olsa gerek… Bazan el işi örtüler geliyor.”

“Bu onların şahsiyetlerine göre değişir. Peşin parayı tercih ediyorlar belki. Çünkü bizde bonolar geçerli. Maddî sebeple olabilir. Bir sanat anlayışı ile de olabilir, tabii!.. Ben şahsen bunu yapamam…”

“Herşeyden önce, samimi olarak şunu söyleyeyim size. Nasıl olacağını bilmiyorum ama huzurlu, sakin, iyi insanlar arasında yaşanacak bir hayat…”

“Dünya seyahati… Annem yarın Irak’a gidecek bir an evvel gidip o’nu görmek… Daimî sıhhatte olmak…”