Beyaz Perde’nin Vamp kadını SUZAN AVCI

“Katil Kim… Başrolleri Uğur Güçlü, Nebahat Çehre ve Turgut Özatay’la paylaşıyorum.”

“Kurt Mustafa… 1957 yılında çevirmiştim.”

“Bir ayırım yapamayacağım. Hepsi de benim için aynı değerde…”

Yanımda oturmakta olan Turgut Özatay’ı  göstererek: “Turgut Abi ile tabii…”

“Hemen hepsiyle oynadığım için, yok diyeceğim…”

“Kartal Bey’i beğenirim.”

“Kurtulabilir kanısındayım… Prodüktörlerin gayretiyle şüphesiz… Bizde o kadar bakir konular var ki… Her şeyden önce özentiden kurtulmamız lâzım…”

“Oğlum Mete…”

“Bilemeyeceğim, epeydir ölçtürmüyorum.”

“Deniz… Sinemaya giderim… Kitap okurum…”

“Terazi…”

“Siyah ve beyaz…”

“Aradabir… Rakı içerim…”

“Para, tabii…”

Gülerek: “Kat’iyen…”

“Ne angarya, ne de duyarak… Sadece oyunu ve kamerayı düşünürüm…”

“Ben çok evvel de okuyordum 8-9 sene kadar evvel… Bu bakımdan şarkıcılık yabancı bir meslek değil benim için…”

“Klâsik… Ye ye müziğini de beğenirim…”

“Hayır, doğru değil…”

“Beş sene oynadım tiyatroda… İki sene İstanbul Tiyatrosu’nda, sonra Karaca’da oynadım. Tiyatroyu severim fakat maddî yönden tatmin etmeyen bir sanat kolu…”

“Zannederim alt yedi yıl oluyor. Yine bir sahnenin çekimi ile meşgulüz. Araba ile Yunan sınırına giriyoruz. Kuvvetli yaylım ateşi… Biran ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Mitralyözler âdeta kan kusuyor. Lâstiğe isabet eden kurşunlar, pekala bize de isabet edebilirdi. Çok korkmuştum, o anı hiç unutmam. Meğer, izinsiz giriyormuşuz sınıra…”