FATMA GİRİK İLE YILLAR ÖNCE”

FATMA GİRİK İLE YILLAR ÖNCE”

FATMA GİRİK İLE YILLAR ÖNCE”

Röportaj: M. Erhan Durukan

Güzel gözlü köylü kızı babasının uzattığı mektubu aldı, bağrına bastı. Bir an öylece durdu, gözleri dolmuştu. Şüphesiz birçok kişiyi yakmıştı bu gözler… Şimdi de ağlıyordu…

“Stop” diye gürledi rejisör Orhan Elmas.

“Baştan alıyoruz.”

“Işık.”

“Kamera.”

“Çekiyoruz.”

“Tamam”

Kilis’te köhne bir evin avlusunda seti izliyorum, aynı şahnenin tam üçüncü defa tekrarlanışı; rejisörün titizliği üzerinde yine…

13 yıl arayla ikinci defa çevriliyordu “Ezo Gelin” filmi. Ve Fatma Girik, Ezo rolünde…

Film çekimi esnasında attan düşüşünü böylece anlatıyordu, Girik

“Canımın kurtulması sadece bir mucize… Ansızın kendimi havada buldum. Ondan sonrasını hiç hatırlamıyorum. Bayılmışım…”

1943 yılında İstanbul’da doğan Fatma Girik’e hangi burç ta olduğunu sordum: “Yay burcunda” diye cevap verdi.

“İlk defa hangi filmde kaç lira ücret ile oynadınız?”

“500 lira ile ‘Leke’ de oynamıştım.”

“Kaç seneden beri Beyaz Perde’desiniz?”

“11 senelik artistim. 14 yaşından beri film’ çeviriyorum.”

“Şimdiye’ kadar’ kaç filmde oynadınız?”

“100 küsur ….”

“Sahnede de oynamak ister misiniz?”

“Tabiî isterim. Bilhassa Ayfer Feray ve Dormen Tiyatrosu’nda… Ama sinema bambaşka; âdeta hastalık…”

Bir ara sete çağrılan Fatma Girik, Agora Meyhanesi’ni mırıldanarak döndü. Gayet güzel söylüyordu. O anda aklıma gelen bir soruyu sordum:

“Hangi tip müzikten hoşlanırsınız?”

“Alaturka…”

“Herhangi bir enstrüman kullanır mısınız?”

“Çok güzel radyo çalarım…”

“Tuttuğunuz takım?”

“Beşiktaş.”

Şimdiye kadar hemen bütün jönlerle oynadığını söyleyen ve aralarında bir tefrik yapmaktan kaçınan ünlü yıldız: “Hepsini beğenirim. Yabancılardan ise Antony Quine ve Sophia Loren’i takdir ederim” diyor.

“Hangi tip filmlerde oynamayı tercih edersiniz?

“Hiç farketmez. Senaryoyu beğenirsem hepsinde oynarım, aksi takdirde oynamam.”

“Boş vakitlerinizde nelerle ilgilenirsiniz?”

“Sinema ile ilgilenirim yine… Film makinelerim var. Fitaş’ın bütün filmlerini alır evimde kendi kendime seyrederim.”

“Kilonuzu nasıl muhafaza edebiliyorsunuz?”

“Az yemek ve biraz jimnastikle…”

“Bundan sonra çevireceğiniz, film hangisidir?”

“Şeyh Ahmet. Bu filmde iki roldeyim. Şeyh Ahmet’i Murat Soydan canlandıracak.”

Fatma Girik, başından geçen unutamadığı bir anıyı ise şöylece özetledi:

“Belâlı Torun filminde, erkek rolünde oynuyordum. Caddebostan’da köşk sahnesi çekiliyordu. Sete sarhoş geliyorum. Erkek kıyafetindeyim. Sahnenin ışıklan hazırlanırken bir içki daha içeyim diyerek, karşıda bulunan “Dağ Kulüp”e dalıverdim. Bir baktım Semih Sezerli’nin oğlu da orada… Bana bir içki dedim Bir kokteyl hazırladı ve “bunu çek tam olursun” dedi. O sırada kapıda Özcan Tekgül göründü. Yanında iri kıyım felâket bir adam vardı. Ben “A…! Özcan hayatım” dedim ve Özcan’a sarıldım. Şap şup öpmeye başladım. Adam beni yakamdan tutarak öyle bir havaya kaldırdı ki, ayaklarım yerden kesildi. Takma bıyığımı çekiyorum ki, beni tanısın bıraksın diye. Aksine bu defa iyice yapışmıştı. Neden sonra erkeğe benzemeyen bir tarafıma gözü ilişince: “A…!  bu kadın imiş!” diyerek bırakıverdi…”

EZO GELİN

Ezo köyün en güzel kızıdır, Demircioğuları’ndan Ali ile sözlüdür. Bu arada Huncuoğlu Ezo’ya kafayı takmıştır ve her türlü kötülük yapmaktadır. Ali Kore’deki savaşa gider, ardından ölüm haberi gelir Demircioğuları’nın evine. Herkes yıkılır. Aradan 6 ay geçer ve Huncuoğlu tekrar Ezo’ya göz diker. Bu yüzden Dinar baba (Ali’nin babası) Ezo’yu öbür oğluna nikâhlar. Aradan bir zaman geçtikten sonra Ali tekrar haneye döner. Yaralanmış ama ölmemiştir. Ve işler tam karışır. Ali köyde duramaz gider, Ezo onu da götürmesini söyler, kardeşinin elinin eline değmediğini söyler. Ali Ezo’yu götürmez, kardeş karısısın der ve gider. Ezo buna dayanamayıp yağlı urganda can verir.

Scroll to Top