Cesim Tahincioğlu: “YAVUZ ÖZKAN”
Diğer Haber Kategorileri
Cesim Tahincioğlu: “YAVUZ ÖZKAN”
Yavuz Özkan, 21 Mayıs 2019, İstanbul’da vefat etti. Türk film yönetmeni, senarist ve yapımcı.
Yavuz Özkan, 21 Temmuz 1942’de Yozgat’ta doğdu. 1962 - 1965 arasında Kütahya'daki bir madende işçi olarak çalıştıktan sonra 1966'da dergi yayıncılığına başladı. Bu dönemde hikâye yazmaya başlayan Özkan, Kocaeli Tiyatrosu'nun kurucuları arasında yer aldı.
Özkan, 1970’li yıllarda kısa filmler çekerek ve film senaryoları yazarak sinemaya adım attı. 1978 ve 1979’da Türkiye işçi sınıfının mücadelesini "Maden" ve "Demiryol" filmleriyle beyaz perdeye taşıdı. Başrollerinde Cüneyt Arkın, Tarık Akan ve Hale Soygazi'nin yer aldığı Maden 1978 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Film" ödülünü aldı.
1980’de Paris’e giden usta sanatçı, burada da bir Fransız kanalı için, "Sevgiliye Mektuplar" ve "Son Savaşçı" isimli iki televizyon filmi yazdı ve yönetti. Philippe Nuil'in yönettiği “Suyun Altındaki Ağaç” filminde de oyuncu olarak kamera karşısına geçti.
1987'de Türkiye'ye dönen Yavuz Özkan, 1991 yılında iki arkadaşıyla birlikte Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı'nı (TÜRSAK) kurdu. Vefatına kadar Disiplin Kurulu üyeliğine devam etti.
1995'te Z -1 Film Atölyesi'ni kuran Yavuz Özkan, sinemacılar, akademisyenler, felsefeciler, edebiyatçılar ve iletişimcilerden oluşan 33 kişilik bir kadroyla parasız sinema eğitimi vermeye başladı.
Özkan, yaşamı boyunca aralarında "Filim Bitti", "Yengeç Sepeti", "Bir Kadının Anatomisi" ve "Hayal Kurma Oyunları" gibi yapıtların da bulunduğu toplam 44 film yönetti. Son filmi 2010'da senaryosunu da yazdığı "İstanbul'da Aşk"tı.
Yavuz Özkan, 21 Mayıs 2019 tarihinde, saat 18.10’da, tedavi gördüğü hastanede organ yetmezliği nedeniyle öldü. Kabri Zincirlikuyu Mezarlığı’ndadır.
Sansürle mücadelesi: Yavuz Özkan’ın sansürle mücadelesi 1977 yılında başladı. O yıl hükümet tarafından kurulan Sansür Kurulu’nun getirdiği yasaklara karşı “Ankara’ya kadar yürüyerek yasakları protesto etme” önerisini dile getirdi. 5 Kasım 1977 tarihinde İstanbul’da başlayıp 7 Kasım tarihinde Ankara’da sona ermesi planlanan yürüyüşün düzenleme komitesi Cüneyt Arkın, Tarık Akan, Hakan Balamir ve Semra Özdamar’dan oluşuyordu. Yaklaşık 400 sinemacının katılımıyla başlayan yürüyüş Ankara Tandoğan Meydanı’nda bir mitingle son buldu.
1978 yılında Maden filminin sansürlenmek istemesi üzerine Antalya Altın Portakal Film Festivali'nden çekilmeye karar verdi. Tartışmalar sonrası film festivalde sansürsüz gösterildi ve “En İyi Film” ödülünü aldı.
1979 yılında, Sansür Kurulu tarafından yasaklanan Maden için Emek Sineması’nda filmin sansürsüz kopyasıyla bir gala düzenleyen Özkan para ve hapis cezasına çarptırıldı. Yönetmen bunun üzerine Danıştay’a başvurarak yürütmeyi durdurma kararı aldırdı ve filmini sansürsüz olarak gösterime sokmayı başardı.
1979’da düzenlenen 16. Altın Portakal Film Festivali ise Antalya Belediyesince iptal edilip, ertesi seneye ertelendi. İptalin sebebi Sansür Kurulu’nun, festivale katılan “Demiryol” filmi ile birlikte, Ömer Kavur’un “Yusuf ile Kenan” ve Yavuz Pağda’nın “Yolcular” adlı filmlerini yasaklamasıydı. 1979 Festivali'nin ödülleri, 32 yıl aradan sonra, 2011 Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında "Altın Portakal'ın Geç Gelen Ödülleri" adı altında dağıtıldı. Demiryol ve Yusuf ile Kenan en iyi film ödülüne lâyık görüldü.
Yaşamı boyunca sansürle mücadele eden Özkan’ın, 2015 yılında düzenlenen 34. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde Bakur filminin yasaklanması üzerine başlatılan protesto kampanyasında da imzası vardır.


