Mehmet Kahraman: “1949’dan bugüne gülen gözlerde biz varız”

“Gözlük takmakla tamamen korunamayız”

Röportaj: M. Erhan DURUKAN

‘Ali Fuat Cebesoy Bulvarı No:81/a Şehitkamil/Gaziantep’ adresinde Kahraman Optik mağazasının giriş kapısının camında bu cümle yer alıyordu. Mehmet Kahraman, müşterilerde ön-istek uyandıracak bu spotla mağazaya girmeyi teşvik etmekteydi âdeta…

Bir gün önceden aldığım randevu üzerine Kahraman Optik’te, Mehmet Kahraman’ın makamında görüşüyoruz:

“Sayın Mehmet Kahraman, kısaca biografinizden bahseder misiniz?”

“Tabii, memnuniyetle… Ben 1955 yılında Gaziantep ilinin Şahinbey ilçesine bağlı Merkez İlçe’de doğdum. İlkokul, ortaokul ve lise tahsilimi Gaziantep’te tamamladıktan sonra Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden mezun oldum. Üniversitede okurken aynı zamanda babamın yanında gözlükçülük mesleğinin eğitimini aldım. Üniversiteyi bitirdikten sonra baba mesleğine dönüş yaptım.

Kahraman Optik, 1949 yılından bu yana Gaziantep’te faaliyet gösteren kurucusu babam Adil Kahraman’dan bana intikal eden bir müessese. 1976 yılından bu yana da ruhsatnameli olarak bilfiil gözlükçülük yapmaktayım.

Halen sahip olduğum mağaza; hacim itibariyle, özellik itibariyle, içerik itibariyle örnek gösterilen bir mağazadır. Teknolojik alt yapımız son derece mükemmel olup örnek gösterilen edebilecek düzeydedir.”

“Gaziantep Gözlükçüler Derneği Kurucu Başkanı’sınız. Dernek çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?”

“Dernek çalışmalarıma ilk olarak 1993 yılında Gaziantep Gözlükçüler Derneği’ni kurmakla başladım. Derneğin yeterli olmadığını görünce, Odalar Birlik Kanunu’na sahip olmamız gerektiğine inanarak bir mücadelenin içine girdik. Bu mücadelemiz 2017 yılının Aralık ayında TBMM’nden çıkan bir torba yasayla mühürlenmiş oldu. Bu kanunun çıkmasında, dönemin başbakanı Binali Yıldırım Bey’in büyük katkısı olmuştur.

Bugün Türkiye’de 22 Oda ve bu 22 Oda’nın bağlı olduğu Birlik; meslektaşlarımızı gözcülükçülük sektöründe temsil etmektedir. Birlik, bu sektöre bir disiplin, bir hizmet kazandırmak istemektedir. Bugün nasıl Türk Eczacılar Birliği gibi, Türk Tabipler Birliği gibi, Türk Barolar Birliği gibi optisyen gözlükçülerin de bir Odalar Birlik Kanunu var. Odaların kuruluşunda ve bu kanunun çıkmasında bizlerin de büyük emekleri olmuştur. Ben şu anda, Türk Optisyen Gözlükçüler Birliği’nin 11 kişilik Yönetim Kurulu Üyesi’yim. Gözlükçülerin sorunlarını çözmek, onların bir disiplin altında çalışmasını sağlamak amacıyla diğer arkadaşlarımızla beraber yoğun bir çalışma içerisindeyiz.

Bu arada maalesef mesleğimizde bu kanuna karşı olan bir takım gruplar var. Bunlar daha çok yabancı sermayeye bağlı olarak çalışan zincir mağazalardır. Oda kuruluşumuz, bu mağazaların işine gelmemektedir. Karşımızda bir direnç de görüyoruz. Sürekli yargıya giden kararlarla uğraşıyoruz ama biz şuna inanıyoruz ki, netice itibariyle Türk Optisyen Gözlükçülerin hakları korunacaktır, korunmaktadır. Elde ettiğimiz bu başarıdan geri dönülmesi mümkün değildir. Sektörümüzde güzel şeyler olacağına inanıyoruz.”

“Devletten beklentileriniz?”

“Devletten beklentimiz; tabii ki, çalışmalarımızda bize destek olmasıdır. Bizim ‘BİRLİK’ dediğimiz, kamu kurumu niteliğinde bir kuruluştur. Bizim devletimize destek olmak amacıyla pek çok çalışmalarımız vardır. Sağlık sektörü ile ilgili sorunların çözümünde de yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Devletimizden de, çıkaracağımız yönetmenliklerde kolaylık sağlayarak yardımcı olmasını bekliyoruz.

Mevcut kanunumuz dediğim gibi bir takım güçler tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü. Bu kanunun Anayasa Mahkemesi, bazı hükümlerini iptal etti, anayasaya aykırı buldu. Bu kanunun çıkması konusunda bir takım eksiklikler olabilir. Bu kanunun yeniden çalışmalarını yaptık, eksik kısımların yeniden Meclis’e gelmesi halinde biran önce kanunlaşmasını talep ediyoruz. Bizim devletten beklentilerimiz bunlar…”

“Sayın Kahraman son bir soru: Salgın hastalık koronavirüs dünya gündeminde olmaya devam ediyor. Covid-19’a yolaçan SARS-Cov2 tipi koronavirüsün ağız, burun ve gözlerden vücuda girerek bulaştığı biliniyor. Gözlük kullanmak Covid-19’a karşı korur mu?”

“Tabii ki, gözlerimizin gözyaşı kanalı ile buruna olan bağlantısı burada önemli rol oynamaktadır. Sadece maske ve eldiven takmakla virüse karşı tam koruma sağlayamamayız. Mutlaka gözlerimizi de korumak zorundayız. Gözlük, bir bariyer vasıtası gördüğü gibi, gözlerimize dokunmamızı da azaltarak ellerimizle gözümüze virüsü bulaştırma riskini azaltacaktır. Bu nedenle göz numarası olmayan kişiler bile numarasız gözlük kullanabilirler. Gözlük takmakla tamamen korunamayız. Zira gözlüklerimiz de kirlenebilir. Dolayısıyla gözlüklerimizi mutlaka dezenfektan maddeler ile temizlemeye özen göstermeliyiz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir