Nükhet Ocak Balkan: “UĞUR GÜÇLÜ”

Uğur Güçlü, 27 Ocak 1978 tarihinde İstanbul’da öldürüldü. Sinema oyuncusu.

Uğur Güçlü, 1968 Ses Dergisi Sinema Artisti Yarışması’nda birinci olduğunda 26 yaşındaydı ve en büyük ideali hemşehrisi Yılmaz Güney gibi Türk sinemasında kendine yer edinebilmekti. Başlarda yüzüne gülen Yeşilçam ve hayat ona sonraları ihanet edecekti.

36 yaşında hesaplı kitaplı bir cinayete kurban gittiğinde Uğur Güçlü ardında 29 film bırakmıştı.

Uğur Güçlü 27 Mayıs 1942’de Adana’da, Reşatbey Mahallesi’nin 248’inci sokağında bulunan 31 numaralı evde doğmuştu. Çitftçilikle uğraşan beş çocuklu babasının tek erkek evladıydı Uğur. Babası vefat etmeden kısa bir süre önce İstanbul’a gelip Kabataş Erkek Lisesi’nde yatılı okumaya başladı. Ses’in yarışmasına katıldığında hala öğrenciydi Güçlü. Kadıköy Özel Mühendislik ve Mimarlık Okulu’nun dördüncü sınıfına gidiyordu. Bitirdiğinde mühendis çıkacaktı. Ama gözü mühendislikte falan değildi bu yakışıklı, boylu poslu, kara yağız Anadolu delikanlısı “sinema artisti” olmak istiyordu.

Uğur Güçlü “her zaman yapabileceğine” inandığı mühendisliği çok kısa bir süre için yapma fırsatı bulacaktı. Oysa ensesinden giren iki kurşunla öldürüldüğünde son oynadığı filmin üstünden 4 yıl gibi uzun bir süre geçmişti.

Fatih otobüs durağının yakınındaki Kilim Pastanesi’nin önünde gerçekleşti olay. Gazeteler önce bir kadının kullandığı arabadan açılan yaylım ateşiyle öldürüldüğünü yazdı Uğur Güçlü’nün. Enseden iki, bacağından bir kurşunla vurulmuştu. Mercedes marka araba olayın ardından hızla Saraçhane yönüne doğru uzaklaşmıştı görgü tanıklarının ifadesine göre. Cerrahpaşa hastanesine kaldırılan Uğur Güçlü kurtulamamıştı.

Polis kısa süre içinde 34 YY 003 plakalı Mercedes’i kullanan kadını buldu. Kadının adı Serpil Yaşar’dı ve Uğur Güçlü’nün iki yıldır ayrı yaşadığı karısıydı. Uğur Güçlü’yü vuran ise soyadı benzerliğine rağmen aralarında hiçbir akrabalıklarının bulunmadığı Kars doğumlu Selahattin Güçlü’ydü. S. Güçlü Beşiktaş Ortabahçe’de kulüp ve kahvehanesi olan; daha önceden olay çıkarmak ve silah taşımak suçlarından sabıkaya sahip bir adamdı. Güçlü ve Yaşar, Uğur Güçlü’nün silahını çekip kendilerine saldırdığını iddia ettiler.

Oysa olayın bu anlatılanlardan oldukça farklı olduğu daha sonra anlaşılacaktı. İkili Fatih’e Uğur Güçlü’yü öldürmek içim gelmişti. Serpil Yaşar kimine göre kullandığı Mercedes’i paylaşamadıkları için, kimine göreyse Uğur Güçlü’nün kendisini terk etmesinin intikamını almak için S. Güçlü’yü bu cinayeti işlemeye azmettirmişti. O, eski kocasıyla pastanenin önünde konuşurken üç dört metre ileride bekleyen Selahattin Güçlü silahını ateşlemiş ve Uğur Güçlü’yü vurmuştu.

Ancak polis kadını hemen tutuklamadığı için 7 aylık cezası kesinleştiğinde Serpil Yaşar çoktan yoklara karışmıştı bile. Tetiği çeken Selahattin Güçlü ise 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 4 yıl sonra, 1982’de yargıtay az bulduğu bu cezaları artıracak, Güçlü’nün hapis cezasını 24 yıla, Yaşar’ın cezasını ise 7 aydan 12 yıl ağır hapse çevirecekti. Serpil Yaşar hala firarda olduğu için bu karar gıyabında verilmişti.

Serpil Yaşar 7 yıl boyunca yakalanmamayı başardı. Ama 1985’te şansı bu kez yaver gitmeyecek ve paçayı ele verecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir