Orhan Bali: “REDD-İ İLHÂK HEYET-İ MİLLÎYESİ’NİN BEYANNAMESİ”

OSMANLI’DA AYRILIKÇILIK HAREKETLERİ (35)

REDD-İ İLHÂK HEYET-İ MİLLÎYESİ’NİN BEYANNAMESİ, MİTİNG BAŞLIYOR

Av. Orhan BALİ

Beyanname, Anadolu Matbaası’nda basıldı. Halka şöyle hitap ediliyordu:

“Ey bedbaht Türk!…

Wilson Prensipleri unvan-ı insaniyetkârânesi altında senin hakkın gasp ve namusun hetkediliyor (yırtılıyor, yarılıyor),

Buralarda Rumun çok olduğu ve Türklerin Yunana iltihakını memnuniyetle kabul edeceği söylendi; ve bunun neticesi olarak güzel memleket Yunan’a verildi.

Şimdi sana soruyoruz,

Rum senden daha mı çoktur?

Artık kendini göster. Tekmil kardeşlerin Maşatlıkta’dır. Oraya yüzbinlerle toplan. Ve kahir ekseriyetini orada bütün dünyaya göster. İlan ve ispat et… Burada zengin, fakir, âlim, cahil yok. Fakat Yunan hâkimiyetini istemeyen mir kitle-i kahire vardır.

Bu sana düşen en büyük vazifedir. Geri kalma! Hüsran ve nekbet fayda vermez. Binlerle, yüzbinlerle Maşatlık’a koş ve Heyet-i Millîye’nin emrine itaat et.

Redd-i İlhak Heyet-i Millîyesi”

(Tarih intişarı: 11/15 Mayıs 335 Çarşamba/Perşembe)

Minarelerden yükselen tekbir sesleri arasında, talihsiz halk feve feve (bölük bölük) geldi, Bahribaba Parkı’nı doldurdu.

Ne yapacaklardı?

Yer yer yanan ateşler etrafında birikmiş insan kümeleri, verilecek emri bekliyordu. Hükümetin emri malûm ve kati idi: Dağıtmak! Vakit biraz ilerleyince, Belediye Reisi Hacı Hasan Paşa, Müftü Rahmetullah Efendi ve diğer iki kişiden kurulmuş bir heyet, İtilâf Devletleri gemilerine gönderildi. Bunlar, İzmir mutlaka işgal edilecekse, İtilâf Devletleri tarafından yapılmasını İsteyecekler; alacakları cevabı halka bildireceklerdi.

Vakit hayli ilerledi; heyetten bir ses çıkmadı. Başka ne yapılabilirdi. Bir türlü tayin edemiyor, tekbirler, nutuklar ve davullarla halk heyecandan heyecana sürükleniyordu.

(Yarın: YUNAN KONSOLOSHANESİ’NDE CASUSLAR)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir