Orhan Bali: “VALİ İZZET BEY’İN YALAN BEYANATI”

OSMANLI’DA AYRILIKÇILIK HAREKETLERİ (32)

VALİ İZZET BEY’İN YALAN BEYANATI

Av. Orhan BALİ

İzmir Türkleri, birkaç günden beri İtilâf donanmasının limanda çoğalmasından, karaya çıkarılan askerî müfrezelerle konsoloshane, yabancı banka, postane gibi kurullarının muhafaza altına alınmasından, durumun değiştiğini anlıyor ve şiddetli bir heyecan içinde gerçeği öğrenmek istiyordu. Vali İzzet Bey de, 14 Mayıs 1919 ve 133 sayılı Islâhat Gazetesi’ndeki demeciyle halkı avutmaya yelteniyordu.

Vali, gazete muhabirini, “Yine beni söyletmeye geldiniz,” sözleriyle (gülerek) karşıladıktan sonra sorduğu, “Memleketimizin umumi ahvali ve siyaseti hakkında birçok şayialar işitiyoruz. Bunlar ne dereceye kadar doğru veya yanlıştır?” sualine aynen şu cevabı verdi:

“Sorduğunuz şeyler umumi siyasetimizi ilgilendirir ki, henüz Avrupa’nın bu bapta kararları malûm değildir. Mamafih, kaviyyen zannediyorum ki, bu memleket halkını bugün endişeye sevkeden ahval Sulh Konferansı’nda zuhura gelmeyecektir!”

“Bu zati mütalâa-yı devletleri midir, efendim?”

“Hayır, bazı mahsusat ve istidalâlâtımdır. Siyasi kanaatimi takviye etmektedir.”

“O halde efendim, bu gibi şayialar nereden ve ne maksatla çıkıyor?”

“Bunların nereden çıktıklarını bilmiyorum. Şüphesiz maksatları bu gibi şayiaları kötü niyetli, havsalaları hayalet ile dolu bir takım sâdedileri heyecana getirmektir.

Mukadderat-ı cihanı tanzim ile uğraşan Sulh Konferansı, kendi kararlarını gayet gizli tutmakta iken, bu havadisleri doğru olmak üzere kabul etmek, pek basit düşüncelere has bir mütalâadır. Herhaldi Sulh Konferansı’nın netice-i mukarreratı gayet âdilâne (!) olacaktır.”

“Bu arada Muğla ve sahillerinin İtalyanlar tarafından işgali görülüyor?”

Vali, “Bunların da endişeye mahal olacak bir mahiyette olmadığını,” temin ediyor.

Fakat, gazeteci emin değil, valiye: “Devletimizin Sulh Konferansı’ndaki bugünkü siyasi vaziyeti nasıldır efendim?” demekten kendini alamıyor.

Vali bunu da cevapsız bırakmıyor: “Katiyen, bu dakikaya kadar, devletimizin menfaatlerine aykırı Avrupa’ca hiçbir karar olmadığı gibi, zuhur edecek kararın aksi olacağına dair de bir emare mevcut değildir. Bilâkis, memnuniyeti mucip birçok emareler vardır.”

Bu beyanatın karşısında insan muhakemesini kaybediyor. Ayafotoni Kilisesi’nin yanındaki Rum Metropolithanesi, vilayet konağına yakındı. Ve nihayet valinin bulunduğu İzmir şehrinde idi. Burada tantanalı toplantılardan ve okunan Venizelos’un mesajından valinin neden haberi olmazdı? Bu hareket tarzı ile idari biri siyaset mi takip olunmak isteniyordu? Belki, fakat halkın vali ve hükümet aleyhlerinde verdiği hüküm çok ağırdı.

(Yarın: AMİRAL WEBB, İŞGAL NOTASINI VERİYOR)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir