Av. Orhan Bali: “KARADENİZ RUMLARI PONTUS’UN DİRİLMESİ PEŞİNDE”

OSMANLI’DA AYRILIKÇILIK HAREKETLERİ (20)

KARADENİZ RUMLARI PONTUS’UN DİRİLMESİ PEŞİNDE

Av. Orhan BALİ

Pontus sınırları içindeki Ermeni sayısının 50.000’i Trabzon vilayetinde, bakiyesi Amasya ve Karahisar da olmak üzere 78.000 olarak gösteriyordu

Hrisantos bundan sonra mütalâa ve dilek şeklinde bir sonuca varıyordu:

1)  Pontus Rum nüfusu Kafkasya ve Rusya kıyılarındaki göçmenler de avdet ettikleri takdirde İslam nüfusu kadar olacaktır.

2) Müslüman ahâlinin büyük kısmı aslen Rum olup, asıllarını ve konuşmakta oldukları Rum dilini unutmamışlardır.

3) Pontus bölgesi içinde Ermeniler zayıf bir azınlık teşkil ederler.

4) Türkler yalnız Rumların kendilerine halef olabileceklerini ve ancak Rumların memleketi idareye muktedir olabildiklerini tanımış, ‘Rus istilası’ sırasında idareyi onlara bırakmışlardır.

5) Ruslar ve diğer İtilâf Devletleri zımnî bir şekilde Pontus mahallî hükümetini ve her suretle tebaanın üstün nüfuzunu tanımışlardır.

6) Yerliler ‘Ahâli-i kadîme’ bu hükümete itaatla kalmamış ona kesin bir güven göstermişlerdir.

7) En zor zamanlarda Rum mahallî hükümeti ve Rum ahâlisi mükemmel bir asayiş temin edebilmişlerdir.

Bu şartlar içinde Pontus bölgesinin muhtar ve Rum memleketi olması gereklidir.

Gelecek Ermenistan Hükümeti ile komşuluk, iktisadi münasebet ve ‘çekilen müşterek zulümler’ her iki millet arasında bir bağ yaratmıştır. Bu bağı daha ziyade kuvvetlendirmek ancak her iki millet ve muhtar memleketin kesin bağımsızlığı temeli üzerine olabilir.

Trabzon Piskoposu, zulüm ve gadre uğramış Rumlar temsilcisi Hrisantos, Paris Barış Konferansı’na yukarıda özeti yazılı muhtırasını sunduktan sonra Londra’ya gitti. Burada propagandaya devam edecekti. Yunan Dışişleri Bakanı Politis, Londra Elçisi’ne, metropolitin geleceğini ne haber vermiş ve Ritz Oteli’nde kendisine yer ayırtmasını emretmişti. Seyahatin resmî ve açık sebebi, İstanbul Rum Patriki adına Canterbury Başpiskoposu’nu selamlamaktı.

Trabzon Piskoposu, zulüm ve gadre uğramış Rumlar temsilcisi Hrisantos, Paris Barış Konferansı’na yukarıda özeti yazılı muhtırasını sunduktan sonra Londra’ya gitti. Burada propagandaya devam edecekti.

Yunan Dışişleri Bakanı Politis, Londra Elçisi’ne, metropolitin geleceğini ne haber vermiş ve Ritz Oteli’nde kendisine yer ayırtmasını emretmişti. Seyahatin resmî ve açık sebebi, İstanbul Rum Patriki adına Canterbury Başpiskoposu’nu selamlamaktı.

Yunan elçisi Kaklamanos, metropoliti İngiliz basını ile temasa getirdi. Ayrıca Dışişleri Bakan Yardımcısı Sir Ronald Graham’a başvurarak hükümetle görüşmesini sağladı.

Hristanos ile Pontusluların İngiltere’den isteklerini Yunan Dışişleri Bakanı’nın, Elçi Kaklamanos’a gönderdiği 17 Aralık 1919 tarihli mektupta şöyle anlatıyordu (gizli):

“Türkiye’den, bağımsız bir Pontus Devleti için elden geldiği kadar büyük toprak koparmak Yunanistan’daki gönüllüleri de oraya taşıyarak bir Pontuslular ordusu kurmak… Bu ordu İngiliz makamlarınca tasvip görmeyen bir harekette bulunmayacaktır.”

Kaklamanos, 1919 yazında Sir Ronald Graham’la yaptıkları görüşmeden sonra metropolitin görüşmeleri sonucu ile beraber son durumu Paris’teki Yunan delegasyonuna (Londra, 1 Ağustos 1919) şöyle bildiriyordu:

“Trabzon Metropoliti’ni bizzat tanıştırdığım Dışişleri Bakan Yardımcısı, Trabzon’a bir İngiliz alayı gönderilmesine ve İngiliz subaylarının yönetiminde yerli vandarma birlikleri kurulmasına dair piskoposun tekliflerine şahsen büyük ilgi gösterdi. Bu vesile ile metropolitin her gittiği yerde mükemmel intibalar bıraktığını da bildirmeliyim. Canterbury Piskoposu kendisine Ayasofya’nın kaderi konusunda sevinilecek ölçüde teminat vermiş bulunuyor.”

Pontus meselesi içte ve dışta politikası ile, gerilla savaşları ile ileride Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti zamanında daha daha şiddetle devam edecek ve nihayet radikal bir surette halledilecektir.

Bu büyük hadisenin tafsilatını sırası geldikçe vereceğim, şimdilik burada kesiyorum. Yukarıdaki kısa yazılarımla o günlerin havasını memleketin umumi durumu içinde vermek istedim. Bu maksatla diğer hadiseleri de seyrine ve sırasına göre anlatmaya çalışacağım.

(Yarın: YUNAN BAYRAKLARI ELDE) 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir