Av. Orhan Bali: “ABDÜLHAMİD’E DE İFTİRALAR

OSMANLI’DA AYRILIKÇILIK HAREKETLERİ (10)

ABDÜLHAMİD’E DE İFTİRALAR,

BİR TÜRK DÜŞMANI ELÇİNİN TARİHİ YORUMLARI

Av. Orhan BALİ

Sultan Abdülhamid de vaktiyle yürüttüğü Ermeni politikasından Avrupa’da ve Amerika’da haksız yere çok şiddetli ve ağır hücumlara hedef oluyordu. Ermeni siyasetçilerinin aleyhteki propagandaları, güya tarih diye yazdıkları kitapları bir yana, bu konudaki yayınların en kötüsü en bayağısı iki resmî şahsın ‘hatıra’ adı altında garaza dayanan yazılarıydı.

Bu iki yazardan biri Ermeni aslından Rus Elçiliği Tercümanı Mandrestamm ile Birinci Dünya Savaşı sıralarında İstanbul’da Birleşik Amerika Cumhuriyeti’ni temsil eden büyükelçi, Yahudi aslından Morgenthau idi.

Bu iki kişiden birincisinin üzerinde durmaya lüzum görmüyorum. Çünkü kendisinden gerçeğin ifadesi beklenemezdi. Diğeri, Morgenthau’a gelince; yirmi altı ay, Birinci Dünya Savaşı’ndan önce bu savaş sırasında İstanbul’da bulunmuş kaydı ile Fransızca’ya çevrilip 1919 yılında barış müzakereleri sırasında Paris’te basılan, tabiî olarak delegelere dağıtılan 346 sahifelik hatıraları elimde. Okudukça hayretim tiksinmem artmaktadır. Bu kadar maksatlı yazı bu kadar tarihi gerçekleri ve mahiyetlerini kendine göre değiştirmek görülmüş bir şey değildir.

Amerika’nın büyükelçisi, kendisinden ancak hakikatları öğrenmek isteyen devletine ve milletine karşı görevini -cürmü meşhut halinde- kötüye kullanmış, yalan söylemiştir.

Ben bugün dahi hatırlarım. Bu elçi hakkında ilgililerin düşüncesi, “Onun Ermeni meselesini bir paravan olarak kullandığı, asıl hedefin Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasını sağlamak olduğu,” merkezinde idi. Filistin ve çevresinde bir İsrail hükümeti, ancak Osmanlı İmparatorluğu’nun enkazından doğabilirdi. Büyükelçiyi işte bu gizli emel harekete getiriyordu.

Morgenethau Türkiye aleyhinde birçok adi mütalâa ve beyanları arasında özetle şöyle demektedir:

“Eski Türk fatihleri, Hıristiyanları kendilerine hizmetçi edinmişlerdi. Torunları sonradan görmeler, kütle ve küme halinde mahv ve ifna etmeye, Müslüman olmayanları ‘katliam’ eylemeye karar vermek suretiyle baba ve dedelerini geçtiler. Bu siyasi projenin ilk tertipçileri Talât ve Enver değildi. Esas bakımdan bunu ilk önce öngören, derpiş eden ve kararlaştıran, kendisinden hiç bahis olunmayan büyük canavarlardan biri idi: Kızıl Sultan, Abdülhamid…”

Amerika’nın büyükelçisi, Ermeniler meselesinde hatır ve hayale gelmeyecek uydurma vakalar anlattıktan ve tarihi gerçekleri kendine göre gareze dayanan düşüncelerle değiştirdikten sonra,  önceki sözlerini teyit mahiyetinde, şöyle kesin bir sonuca varmaktadır:

“Bugün Abdülhamid’in Ermeniler hakkındaki hedeflerinin hepsini benimseyen Jön Türkler aynı yolda yürümektedirler; milleti tamamiyle İslamlaştırmak gayretleri, bütün Hıristiyanları yok etmek yoluyla tahakkuk edeceği düşüncesinde idiler”.

Bu anlayışa göre Ermeniler ‘Hıristiyan’ oldukları için toptan kılıçtan geçirilmişti.

Avrupalıların ‘Jön Türk’ demekte devam ettikleri ittihatçıların Ermeni meselesini ne gibi bir zaruret ile ele aldıklarını daha önce anlatmıştım. Bu bahsi tekrarlamak ihtiyacını duymuyorum.

Abdülhamid’e gelince; rahmetli hakan en kuvvetli tarafından vurulmak istenilmiştir. Onun yaptığı, her devlet başkanı, her kral ve imparator gibi memleketini, başkaldırmakla, ayaklanmalarla parçalamak isteyen siyaset zorbalarını tenkil etmekten ibaretti. Bunu yaparken de diğer memleketlerdeki benzerlerine nazaran çok mutedil ve yumuşak davranmıştı. Gerçek olan budur.

Abdülhamid pek doğru olarak Ermeni meselesini vatanının, Türkiye’nin devam ve bekası ile ilgili önemli bir problem olarak ele almıştır. Meşhur Profesör Vambery uzun seneler ortadan kaybolup tekrar İstanbul’a geldiği zaman Abdülhamid eski bir dost gibi kendisine şunları söylemiştir:

“Avrupa, Yunanistan ve Romanya’yı (ele) almak suretiyle Türk devletinin ayaklarını kesti. Bulgaristan’ın Sırbistan’ın ve Mısır’ın kaybı ise bizi kollarımızdan mahrum bırakmıştır. Şimdi ise Ermenileri ayaklandırmak suretiyle ciğerlerimizi sökmek istiyorlar.”

(Yarın: BİR TÜRK DÜŞMANI ELÇİNİN TARİHİ YORUMLARI -1)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir