Av. Orhan Bali: “İNÖNÜ’NÜN AKIBETİ”

EN ALTTAKİLERİN İKTİDARI (9)

İNÖNÜ’NÜN AKIBETİ

Av. Orhan BALİ

1960 ihtilali sonrası DP kapatıldı. CHP’nin karşısında sadece Osman Bölükbaşı’nın millet partisi kaldı. İsmet paşa ihtilalden 3-4 ay sonra çağrıda bulunarak, derhal seçim yapılmasında, sayılamayacak kadar memleket menfaati vardır diye beyanatta bulundu. Yani istiyordu ki göstermelik bir seçim yapılsın ve iktidar kendisine devredilsin. İhtilal lideri Cemal Gürsel, İnönü’yü ilk kez yüz yüze görüşmek için Çankaya davet eder. ihtilali yapan Milli Güvenlik Komitesi üyesi subaylar da toplantı halinde olup, ikilinin konuşmasının neticesini öğrenmek için beklemektedirler. Sonunda Cemal Gürsel, toplantı salonuna girer ve gülerekten aynen şunu der; İsmet paşa gerdeğe girecek bir delikanlı gibi iktidar için heyecanlı ve arzulu. Ancak 1961 ‘de yapılan seçim, İnönü’nün beklediği gibi olmadı. Cumhuriyet Halk Partisi %36,5 oyla birinci parti oldu. Ama tek başına iktidar olamadı. Seçim sistemi değişmiş, birçok parti kurulmuş, demokrat partinin oyları adalet partisi ve yeni Türkiye Partisi tarafından bölünmüş, bu sebeple de CHP birinci parti olmuştu. Askerin zoruyla İnönü’nün Başbakanlığında CHP ve adalet partisi koalisyon hükümeti kuruldu. İhtilal lideri Cemal Gürsel’de cumhurbaşkanı seçildi. İhtilalciler daha önce ekseriyet usulü olan seçim sistemini bu sistemle bir parti tek başına iktidar oluyor. Sonra Menderes gibi diktatörlüğe gidiyorlar” diyerek değiştirdiler. Koalisyonlara zemin hazırlayan bir seçim sistemi getirdiler. O bakımdan birçok parti meclise girdi. Koalisyon hükümetlerinin istenmesi vesayetin daha kolay uygulanması içindi. İnönü, kurduğu koalisyon hükümetleri ile dört sene kadar Başbakan oldu. Bir daha da iktidar yüzü göremedi. 1972 kurultayında CHP genel sekreter adayı Bülent Ecevit ile girdiği mücadelelerde kaybedince CHP genel başkanlığından ve milletvekilliğinden istifa etti. O dönemde Büyük Millet Meclisinden ayrı bir de senato vardı. Cumhurbaşkanlığı yapanlar isterse senatoda görev alırlar ve senatör olurlardı. İnönü de senatör oldu. Bunun üzerine senato başkanı Tekin Arıburun, Celal Bayar’ı da senatoya davet etti. Çünkü o da eski cumhurbaşkanıydı. Ancak Celal Bayar kabul etmedi ve ben halkın iradesi ile ve seçilmediğim bir göreve gelmem diyerek İnönü’ye bir darbe vurdu. Zira husumetleri çok eskiye dayanıyordu. Öfkesi ve kinine mağlup olan İnönü kısa bir süre sonra öbür dünyaya göçtü. Her ne olursan ol son hesap Allah’a verilecektir.

UŞAKLAR

CHP’liler ve beyaz Türkler, 1950 de DP iktidar olduktan bir süre sonra Menderes’e ABD’nin uşağı, 1965’te Adalet Partisi lideri Süleyman Demirel’e ABD’nin uşağı, 1983’te ANAP iktidar olunca Turgut ÖZAL’A ABD’nin uşağı dediler. Şimdi de Ak parti lideri Recep Tayyip Erdoğan’a ABD’nin uşağı diyorlar. Bu uşaklardan Menderes ABD’nin oluru ile ihtilalle düşürüldü ve asıldı. Süleyman Demirel, ABD’nin oluru ile 1971 ve 1980 de ihtilalle düşürüldü. Turgut Özal Kürt meselesini ele aldığı için zehirlendi. Recep Tayyip Erdoğan’a karşı iktidar olduktan kısa bir süre sonra ihtilallere teşebbüs edildi. Müteşebbisler cezaevindeler. Hala Başbakan ABD ve AB inde birçok devlerin liderinin ve medyasının hedefinde. Bu uşakları kim düşürdü, ihtilalle, bir kısım asker. Tüm ihtilallere kim destek verdi? CHP ve Beyaz Türkler. O zaman CHP ve beyaz Türkler, ABD ve AB’nin gerçek uşağı olmuyorlar mı? Hala ak parti hükümetini ABD ve ab ye şikâyet eden bunlar değil mi? yakın zamanda ABD ziyareti yaptı CHP lideri, iktidarı Türk halkından değil ABD ‘de aramak ve ben size daha iyi uşaklık yaparım demek içi n değil mi? Ak parti hükümeti Türkiye’yi ABD ve AB’nin vesayetinden kurtardı. Ben size bu vesayeti tekrar sağlar, ilk iş İsrail ile münasebetleri düzeltirim demek için gitmedi mi? görülüyor ki bunlar çıkarları için her şeye razı olabilirler. Acaba uşak dedikleri Menderes, Demirel, Özal neden devre dışı bırakıldı. Madem ABD ve AB’nin uşakları idiler, çıkarlarına hizmet ediyorlardı, niçin düşürülsünler ki? Demek ki uşak dedikleri ABD ve ab ye rağmen ülkelerinin menfaatine göre iş yapıyorlar ve vesayetlerini reddediyorlardı. O zaman ABD ve AB gerçek uşaklarına onları tasfiye ettiriyor. Menderes’e ABD siz tarım ülkesisiniz tarımla kalkınacaksınız dedi. Ancak Menderes barajlar ve bazı sanayi yatırımları yaptı ve hayatı ile ödedi. ihtilalcilerin ilk işi Menderes’in yaptığı tüm yatırımları durdurmak oldu. Demirel’e afyon ekimini yasakla, senin afyonun benim gençlerimi zehirliyor dedi. Demirel dinlemeyince 1971’de askerin muhtırası ile düşürüldü. Yerine kurulan asker destekli CHP’li Nihat Erim hükümetinin ilk işi afyonu yasaklamak oldu. 1974 Kıbrıs Harekâtın da Yunanistan NATO’dan çıktı. Bilahare tekrar NATO’ya dönmek istedi. ABD’nin baskılarına rağmen hiç bir hükümet Yunanistan’ı tekrar NATO’ya almadı. Ta ki 1980 ‘de Demirel hükümetini deviren ihtilal yönetimi ABD’nin emri doğrultusunda hiçbir taviz almadan Yunanistan’ı tekrar NATO’ya aldı. Bugün bu hükümete karşı ABD ve AB’nde tezgâhlanan oyun ne için en fazla bağımsız hareket eden e vesayetlerini reddeden bu hükümet olduğundan. İçerde ve dışarıdaki hainlere karşı ve ülke menfaati için bu hükümete inanıyor ve destekliyorum. Neticeten bunlar için meselenin özü “ey Erdoğan sen nasıl oluyor da efendilerimize karşı geliyorsun” dur.

(Yarın: GEZİ OLAYLARINA KATILANLAR)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir