Av. Orhan Bali: “KALKINMA KONUSU ATATÜRK VE İNÖNÜ FARKI”

EN ALTTAKİLERİN İKTİDARI (4)

KALKINMA KONUSU ATATÜRK VE İNÖNÜ FARKI

Av. Orhan BALİ

Atatürk döneminde, CHP bütün gücüyle çalışmış, bir sürü tesislerin kurulmasını sağlamıştır. Bu dinamik hamle ne yazık ki Atatürk’ün genç yaşta ölümü ile duraklama ve gerilme devresine girdi. 1929 iktisadi buhrandan sonra sanayi ülkelerinde makine fabrika gibi her türlü teknik araçları, ucuza ve vadeli şartlarla satılırken, İnönü hükümeti dar ve çekingen davranarak bu fırsatın kaçırılmasına sebep olmuştur. (Kaynak: Eski CHP Bakan ve Milletvekili Avni Doğan’ın kurtuluş kuruluş ve sonrası adlı eseri)             Görülüyor ki Atatürk’ün en büyük hatası, kalkınama ve gelişmeyi umursamayan ve anlamayan İnönü’yü uzun süre Başbakan yapmasıdır. 1937 yılında Celal Bayar’ı İnönü’nün yerine bu sebeple getirmiştir.

ATATÜRK İNÖNÜYÜ ZORBALIKLA SUÇLUYOR

1935 senesi, Almanya da Hitler rejimini inceleyen CHP genel sekreteri Recep Peker, gezisi sonrası hazırladığı parti programını, İnönü’nün kabul ve imzası ile Atatürk’e sunar. Atatürk programı aynı gece okur ve programla ilgili özel kalemi Hasan Rıza Soyalp ile aralarında şöyle bir konuşma geçer.

Atatürk: Bu zorbalar kimlerdir, onları kim seçecektir.

H.R.Soyalp: Hangi zorbalar paşam.

Atatürk: Efendi sen bana dün akşam getirdiğin kâğıtları okumadın mı?

H.R.Soyalp: Biraz okumuştum Paşam.

Atatürk: Hah işte orada bahsedilen, bütün kuvvetleri nefsinde toplayıp tek partiyi, tabi dolayısıyla devleti ve memleketi, kendi başlarına idare edecek olan yüksek meclisinin azasını diyorum. Onları kim seçecek. Bu zorbalar heyeti kuvvet ve salahiyetlerini kimden nasıl alacak. Hayret-i uzma! bu ne sakat düşüncedir. Bu nasıl zihniyettir. Görülüyor ki varmak istediğimiz hedef, henüz en yakın arkadaşlar tarafından bile zerre kadar anlaşılmış değildir… Çocuk, biz öyle bir idare, öyle bir rejim istiyoruz ki bu memlekette bir gün padişahlığa taraftar olanlar dahi bir fırka kurabilsinler.

Yukarıda ki konuşmada iki unsur görülüyor. Bir; zorbalar heyeti, iki; Atatürk’ün varmak istediği hedef. Atatürk’ün ifadesi ile bütün salahiyetleri elinde toplayan, devleti ve memleketi kendileri idare edecek olan heyet, zorbalar heyeti oluyor. Bu heyetin bir numarası Atatürk, iki numarası İnönü, üç numarası Recep Peker ve varsa diğerleri. Yukarıda ki ifadesinde anlaşılacağı üzere, Atatürk bu heyette olmayı ve heyeti şiddetle reddediyor. Geriye zorba olarak parti programını hazırlayan Recep Peker ve benimseyip imzalayan İnönü kalıyor. Anlaşıldığı kadarıyla getirmek istedikleri rejim, Hitlerin faşist sistemi. Ama maalesef bu olaydan dört sene gibi kısa bir süre sonra, Atatürk’ün zorbalıkla suçladığı İnönü, Cumhurbaşkanı, bilahare Recep Peker, İnönü’nün Başbakanı oldu ve Hitler rejimini aratmayan, zorba bir sistem uyguladılar. Hâlâ da CHP de öyle bir rejim arzusu görülüyor. Bugün Kemalizm olarak tenkit edilen hususların büyük bir kısmı İnönü’nün eseridir. Bence Kemalizm olarak ileri sürülenlere ‘İnönizm’ denilmesi daha isabetlidir. İnönü’nün tek başına 12 senelik Cumhurbaşkanlığı göz ardı ediliyor. İkinci unsur Atatürk’ün varmak istediği hedef; Atatürk tek parti yönetimini gaye değil, geçici bir vasıta saymıştır. Gerçek demokrasiyi benimseyecek bir kuşağın yetişmesini, devrimlerinin gerçekleşmesini ve buna uygun bir ortamın oluşmasını, candan istemiştir. Öyle bir gelişme olsun ki, padişahlığa taraftar olanlar da bir fırka kurabilsinler. Bunu padişahlığı kaldıran kendisi söylüyor. Atatürk’ün bu hedefini anlamayan daha doğrusu anlamak istemeyenler kim? İnönü ve Peker. Zira zihniyetleri müsait değil. Halka saygı ve iradesinin demokrasi yolu ile gerçekleşmesi umurlarında değildir. Bu durum icraatlarında da görülmüştür. Nitekim dünya şartları sebebi ile mecbur olduğu çok partili sisteme geçen İnönü, DP iktidarına tahammül edememiş, ihtilalle düşürmüş ve 1961 ‘de %95’i CHP’lilerden oluşan kurucu meclisini yaptığı anayasa ile yeniden vesayet düzenini kurmuştur.

(Yarın: ATATÜRK VE İNÖNÜ TARTIŞMASI)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir