Av. Orhan Bali: “ÇOK PARTİ DENEMESİ VE İNÖNÜ”

EN ALTTAKİLERİN İKTİDARI (3)

“ÇOK PARTİ DENEMESİ VE İNÖNÜ”

Av. Orhan Bali:

CHP’nin hürriyet anlayışına bir misal olarak; 1930 tarihinde Atatürk’ün emir ve ricası ile yakın arkadaşı Fethi Okyar’ın kurdurduğu serbest fırka, üzerine kuma gelmiş gelin gibi İnönü’yü rahatsız etti. Partinin çalışmalarını sabote etmek için çeşitli provokatif olaylar tezgâhlandı. 24 Ekim 1930 tarihinde belediye seçimi yapılır. Ama hepsini CHP’li adaylar kazanır. Fethi Bey, seçimlerin baskı altında yapıldığını ileri sürer ve dâhiliye vekili Şükrü Kaya hakkında gensoru açılması için meclis reisliğine bir önerge verir. Fethi Bey bütün delilleri ile seçimlerin baskı altında yapıldığını ispat eder ama önerge reddedilir. “Hürriyet namına devlet otoritesini feda edemeyiz” diyen dâhiliye vekili Şükrü Kaya güvenoyu alır. İnönü bir süre sonra Atatürk’ü de ikna ederek Fethi Bey’e kendi eliyle partisini kapattırırlar. 1937’ye kadar olan dönem Atatürk ve İnönü dönemi olarak anılmalıdır. Zira uzun süre Atatürk’ün Başbakanlığını yapan İnönü’nün bu dönemdeki sorumluluğu hesaba katılmadan, Atatürk dönemi tam aydınlatılamaz. (Kaynak: Avni DOĞAN, Eski CHP milletvekili ve Bakanı’nın Kuruluş ve Sonrası adlı eseri)

İSMET İNÖNÜ DEVRİ

İsmet İnönü 1925-1937 arası 12 sene ülkenin Başbakanı. 1938-1950 arası Cumhurbaşkanı olarak ülkeyi yönetmiştir. Bilhassa Cumhurbaşkanı olduğu dönemde halka değil yukarıda bahsettiğimiz beyaz Türklerle, yani asker sivil bürokrat ve eşraf denen zümreyle yönetmiştir. Bunların karşısında halkın sinek kadar bile bir değeri yoktur. O dönem halkın, bilhassa köylünün üzerinde en etkili olan ve korkudan jandarma ve vergi tahsildarları idi. Çoğunluğu köylü çocuğu olan jandarma, ne hikmetse köylünün üzerine Azrail kesilirdi. Vergi toplamaya gelen tahsildarlar ayrı bir Azrail olurdu. Nüfusun %80’nini teşkil eden köylü, jandarma dipçiğinden, tahsildar zulmünden, ancak fısıltı ile birbirine dert yanardı. Köylünün en büyük derdinden biri de 12 TL olan yol vergisiydi. Ödeyemeyen uzak yerlere, yol yapımında çalışmaya gönderilirdi. 5 çocuğu olandan bu vergi alınmadığından, köylüler ha bire 5 çocuk yapmaya çalışırdı. Ağa denen eşraf zümresi, köylü üzerinde her türlü baskıyı uygular, kızını oğlunu kiminle evlendireceğine bile kendisi karar verirdi. Bilinçlenmesin diye şehre, çocuklarını okula göndermez, okul yapılmasına mani olurdu. Bilhassa ova köyleri, taş devri yaşar Huğ denilen 5 metre eninde, 15-20 metre uzunluğunda, duvarı kamıştan, sıvası sığır dışkısından, üstü “berdi” denen bataklık bitkisiyle kaplı, bir kapısı olup insanların ve hayvanların bir arada yaşadığı evlerde otururdu. Bir köyün bir şalvarı olup, şehre gidene sırayla verilirdi. Miladı dolan atlar katırlar eşekler ovaya ölüme terk edilir. İnsanlar onları takip ederdi. Zira ölen hayvanın derisini ak babalar parçalamadan yüzüp ayağına ham-gön çarığı denen ayakkabı yapardı. Gaziantep’in İslahiye kazasında ilkokulu okurken, kar da kışta, okula takunya ile gelenleri, köyünden getirdiği yufka ekmeğini fırından aldığı somun ekmeğe sarıp yediğini çok gördüm. Bu dönemde halkın hayat seviyesinin iyileştirilmesi için hiç bir şey yapılmamıştır. Ne gariptir ki CHP yatırımlara, DP döneminden beri karşı olup Menderes’i lüzumsuz yatırım yapıyor diye suçlardı. Hala da yatırımlara karşı çıkarlar. CHP ve işçi partisinin organize ettiği gezi parkı önderlerinin, Kanal İstanbul’a, üçüncü köprüye, nükleer enerjiye, yeni havaalanına hayır dediklerinde de gördük. ABD, Almanya, İngiltere bu yatırımlara karşı ve CHP ile bu konuda görüş birliğinde. DP döneminde, ABD bize Marshall yardımı yaptı ve NATO’ya aldı. Bize siz tarım ülkesisiniz, tarımla kalkınacak, sanayiye geçmeyeceksiniz, demir yolu yerine, kara yolu yapacaksınız dedi. Ancak Menderes o günün imkânları ile bazı sanayi yatırımları yaptı. ABD ve CHP nin desteği ile ihtilala maruz kaldı ve asıldı. İhtilalcıların ilk icraatı tüm yatırımları durdurmak oldu. Yani ABD’nin talimatını yerine getirdiler.

(Yarın: KALKINMA KONUSU ATATÜRK VE İNÖNÜ FARKI)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir