Tahsin Tiryaki: “DÜNYA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GÜNÜ”

Uluslararası Çalışma Örgütü ILO tarafından 28 Nisan “Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü” olarak belirlenmiştir. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü, sağlıklı, güvenli ve insana yaraşır iş için uluslar arası düzeyde ILO’nun öncülüğünde gerçekleştirilen bir kampanyadır.

Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü kampanyasının temel amacı iş sağlığı ve güvenliği kültürünü geliştirmek, sağlıklı ve güvenli işyerleri oluşturma konusunda bilinç arttırmak ve yıl boyunca bu amaca yönelik birtakım faaliyetler yürütülmesini teşvik etmektir. Etkinlikler kapsamında, iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu hayatını kaybedenler de anılmaktadır.

Ölümcül ve geri dönülmez sonuçlara yol açan iş kazaları ve meslek hastalıklarının önemli bir özelliği, kontrol edildiklerinde önlenebilir olmalarıdır. İş kazaları ve meslek hastalıklarını azaltmaya yönelik tüm çabalara rağmen, çalışanların hayatlarına mal olan kazalar ve hastalıklar, iş yaşamında, dünya çapında hala oldukça yaygındır. Peki bu trajik sonuçlara yol açan riskler ortadan kaldırılamaz, azaltılamaz, tekrarı önlenemez mi? Temel birkaç adımdan oluşan risk yönetimi sayesinde işyerlerinde bu tür risklerin yok edilmesi ve kontrol altına alınması ile tüm bunlar mümkün olabilir.

İşyerinde çalışan herkes belirli ölçülerde çeşitli mesleki risklere maruz kalmaktadır. Bu riskler,  niteliklerine göre mekanik, kimyasal, ergonomik, psikososyal riskler olarak sınıflandırılabileceği gibi; gürültüye bağlı işitme kaybı, tehlikeli makinelere bağlı yaralanmalar, tekrarlanan hareketlere bağlı kas iskelet sistemi hastalıkları gibi sonuçlarına göre de sınıflandırılabilir. Risklerin sınıflandırılmasında, maden, inşaat gibi yüksek riskli işlerde olduğu gibi işe özgü riskler de dikkate alınmalıdır.

Risk yönetiminde, tüm yöneticiler ve çalışanlar, kendi sağlık ve güvenliklerini korumak için çalışma ortamlarındaki risklerin nasıl kontrol edilebileceği ve azaltılabileceği üzerine düşünmelidir. ILO, risk yönetiminin, ekonomik açıdan ve insan gücü açısından işe bağlı hastalıklardan kaynaklanan yükü azaltacağını vurgulamaktadır.

Eğitim, bilgilendirme, çalışanların görüşlerinin alınması ve katılımlarının sağlanması, bu başarıdaki kilit noktalardır. İşyeri düzeyinde başarılı bir risk yönetimi için, işçi, işveren ve devletin birlikte çalışması gereklidir.

Çalışma yaşamında Güvenlik ve Sağlık yalnızca sağlam bir ekonomik politika değildir, aynı zamanda temel bir insan hakkıdır.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında iş kazalarının kayda geçirilmesi açısından Türkiye kendi bölgesinde en ileri konumda olan ülke konumunda.

ILO Türkiye Ofisi Ocak 2015’te “Türkiye’de Uluslararası Çalışma Standartlarına Uyum Sağlanarak İş Sağlığının ve Güvenliğinin Geliştirilmesi” adını taşıyan bir yıllık bir teknik destek projesi başlattı. Projenin amacını, başta madencilik ve inşaat sektörleri olmak üzere iş güvenliğini ve sağlığını geliştirmeye yönelik ulusal çabalara ivme kazandırmak oluşturuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir