İsmail Kırımoğlu: “NAŞİT ÖZCAN”

Naşit Özcan, 26 Nisan 1943’te İstanbul’da vefat etti. Türk tiyatrosunun ünlü tuluat ustası.

“Sultan Hamid’i bile güldüren adam” olarak anılır. Başarılarıyla Komik-i Şehir (Büyük Komik) ünvanını almış bir sanatçıdır. Tiyatrocu Adile Naşit ve Selim Naşit Özcan’ın babasıdır.

1886’da İstanbul Şehzadebaşı’nda doğdu. Bayezit Rüştiyesi’nden sonra eğitimini Mızıka-ı Hümayun’da tamamladı.

Leman Hanımla evlendi, evli olduğu sırada Kantocu Amelya Hanım’a aşık oldu, bir süre sonra Leman Hanım’dan boşanıp, Emel adını alan Amelya Hanım ile evlenmiştir. Bu evlilikten olan çocukları Adile Naşit ve Selim Naşit Özcan da tiyatrocu olmuşlardır. Sanatçı, büyüdüğü ve tiyatro eğitimini aldığı aynı yerde 26 Nisan 1943’te hayata gözlerini yumdu. Cenazesi, Karacaahmet mezarlığı’na defnedilmiştir.

Tarık Buğra’nın İbiş’in Rüyası (1970) adlı romanı, Naşit Özcan’ın hayatını konu edinir.

Tiyatro Hayatı:

Şehzadebaşı’nda doğan Naşit’in tiyatro ile ilk tanışıklığı doğduğu evin yakınındaki Abdi Efendi tiyatrosu ile oldu. Oyunculuk yaşamı Mızıka-ı Hümayun’u tamamladığı yıllarda Abdürrezzak Efendi’nin yanında başladı.

Meşrutiyetin ilanından iki sene sonra tiyatro topluluğunun dağıtılmasıyla heveskâran cemiyetiyle ilk temsillerine başladı. İlk oyunu “Haremağası Ut Meşkediyor” du. “Meşrutiyeti Osmaniye” kumpanyasında Nurettin Şefkati, Eliza Binemeciyan, Hekimyan ile birlikte çalıştı. Daha sonra Rıdvan Paşa’nın oğlu Reşat Bey ile “Sahne-i Heves” yaptı. Heveskerân Cemiyeti’nde Büyük Behzat ile sonra Kemal Emin ile Ortaköy tiyatrosunda oynadı.

Kavuklu Hamdi ve Küçük İsmail’in ortaoyunu topluluğu, Kel Hasan’ın tuluat topluluğu, Manakyan topluluğu gibi çeşitli topluluklarda uzun sure çalıştı. Saray tarafından Fransa’ya gönderildi. Dönüşünde sarayda oyunlar sergileyen pantomim topluluğuna katıldı. Kendi adına kurduğu topluluklarda çalışmalarını Cumhuriyet döneminde de sürdürdü. Ortaoyunu, kukla ve Karagöz çalışmaları yaptı.

Tiyatrocu ve özellikle tuluatçı yönüyle tanınan Naşit Bey 14 Ocak 1937 tarihli Tan gazetesine verdiği röportajda sinemadan daha çok hoşlandığını söylemiş ve sözlerine şöyle devam etmiştir, “…Vakıa sahnede halkla karşı karşıya durmaktan zevk alırım amma, film daha rahat ve halk üzerinde tesiri de daha iyi…” Dört film yapan Naşit Bey, “Bir Millet Uyanıyor” adlı filmde asker “İstanbul Sokaklarında” dilenci rollerinde oynamış, “Naşit Dolandırıcı” ve “Düğün Gecesi” adlı iki de komedi yapmıştır.

Sinema, ortaoyunu ve melodramlardaki başarısının yanı sıra asıl ününü yeni tipler yarattığı tuluat tiyatrosunda kazandı. Tuluat tarzının en etkili oyuncusu sayıldı. Tuluat oyunlarının İbiş’ine kişilik kazandırdı. Aşçıbaşı Tosun Ağa, Leblebici Horhor, Hoşkadem Kalfa, Surpik Dudu yarattığı ve başarıyla oynadığı en önemli tiplerdir. Bu başarılarıyla Komik-i Şehir (Büyük Komik) unvanını aldı. Oynadığı oyunlardan bazıları şunlardır: Beyimin Tiyatro Merakı, Yahudi Doktorun Metresi, İstanbul Çapkını, Çifte Köy Düğünü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir