İsmail Kırımoğlu: “HOCA ALİ RIZA”

Hoca Ali Rıza, 20 Mart 1930’da Üsküdar’da vefat etti. Türk ressam.

Türk Resim Sanat Tarihi’nin çok önemli bir peyzaj ressamıdır. Asker Ressam Kuşağı’nın bir üyesi olan Hoca Ali Rıza, 1914 Kuşağı ressamlarının hocası olmuştur.

1858 yılında Üsküdar ilçesinin Ahmediye Mahallesi’nde doğan, hayatı boyunca Üsküdar’da yaşayan Hoca Ali Rıza; Üsküdar ve Karacaahmet’in sessiz köşelerini, kıyı kahvelerini ve güneşli kayalıklarını resmetti; “Üsküdarlı Hoca Ali Rıza” olarak tanındı. Saray bahçelerinden çıkıp bir empresyonist gibi kırlarda ve sahillerde resim yapan ilk Türk ressamıdır. Karakalem ile suluboya tekniğindeki yetkinliği ve hızlı çalışma temposuyla binlerce eser üretmiştir. Eserlerinin sayısının beş bin kadar resmi olduğu tahmin edilir. Sanatçı, 1909-1912 arasında Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nde başkanlık yapmıştır.

Hoca Ali Rıza’nın babası Süvari binbaşısı Mehmet Rüştü Bey idi. Amatör bir hattat olan babasını yedi yaşında kaybetti. Üsküdar Rüştiyesinde okuduktan sonra 1880 yılında Kuleli Askeri İdadisi (Kuleli Askeri Lisesi)’ne girdi. İdadide okurken kendisi gibi resme meraklı beş-altı arkadaşı ile birlikte devrin Askeri Mektepler Nazırı olan Edhem Paşa’ya arzuhal vererek okulda resimhane açılmasına öncülük etti. Bu başvuru üzerine okula tayin edilen Mehmet Nuri Paşa’dan resim dersi aldı. Çalışmaları ertesi sene Sultan II. Abdülhamid tarafından Nişan-i Mecidi’yle ödüllendirildi.

Öğrenimini Mekteb-i Harbiye-i Şahane’de sürdürdü ve bu okuda Osman Nuri Paşa’nın öğrencisi oldu. 1884 yılında Harbiye’nin “Menşe-i Muallim” programından Piyade Mülazım-ı Sani (Teğmen) rütbesiyle mezun oldu ve öğretmeni Osman Nuri Paşa’nın yardımcılığına atandı. Öğrencilik yıllarındaki başarısından dolayı Napoli’ye resim eğitimi alması için yollanmasına karar verilse de Napoli’de çıkan kolera salgını nedeniyle bu karardan vazgeçildi. Desen bilgisini, otururken dahi bir bardak, bir ayakkabı veya masa çizerek geliştirdi.

1891 yılında Osmanlı Devleti’nin ilk başkentlerinde inceleme çalışmaları yapan bir heyete katılarak Türk-İslam eserlerine ait görünümleri defterlerine aktardı. 1895’te Kolağası rütbesindeyken Yıldız Porselen Fabrikası’nda porselen tasarımları yaptı. Aynı yıl Fausto Zonaro’yla tanışan sanatçı, 1897’de Değirmendere’de resim çalışmaları yaptı. 897’de Türk Yunan savaşını anlatan muharebe konulu resimler çalıştı. 1903 yılında Mahmut Şevket Paşa’nın isteğiyle “Eski Osmanlı” kıyafetlerini kapsayan bir albüm çalışmasına katıldı. 1903 yılında Türk Esliha-i Atika Müzesi’nin kuruluşu için oluşturulan komisyonda görevlendirilen sanatçı 1909 yılında Baş Ressam olarak başladığı Harbiye Matbaası’nda iki yıl süre ile çalıştı.

1909 ile 1912 yılları arasında Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Başkanlığı görevini sürdürürken; 1909’da Üsküdar İskele Gazinosu’nda resim sergisi düzenledi. Cemiyetin yayın organı olarak Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Gazetesi adıyla ayda bir yayımlanan mecmuanın çıkarılmasına önayak oldu. 1910 yılında Şehzadegan sınıflarında hocalık yapan Hoca ali Rıza, 1911 yılında sağlık durumunun bozulmasıyla Harbiye’den emekliliğini istedi ve Kaymakam (Yarbay) rütbesindeyken emekliye oldu.

Harbiye’den ayrıldıktan sonra bazı okullarda resim öğretmenliği yaparak geçimini sağlamaya çalıştı. 1914’te İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nde Peyzaj Muallimi olarak görev yaptı. 1917’de Maarif Nezareti’ne bağlı olan Sanayi-i Nefise Encümeni azalığına seçildi. 1918’de başladığı Çamlıca İnas Sultanisi’ (Çamlıca Kız Lisesi)’ndeki Resim Muallimliği üç yıl sürdü. 1921 Üsküdar Kız Sanayi-i Mektebi’nde Resim Muallimliği ve 1929 yılında Sultan Ahmet Erkek Ameli Hayat Okulu’nda Muallimlik yaptı. Türk resim sanatındaki en önemli eserlerini emeklilik yıllarına verdi. Ekonomik sıkıntılar içinde olsa da yaptığı resimleri hiçbir zaman satmayan Hoca Ali Rıza, sadece sevdiklerine resimlerini hediye etmiştir.

Hoca Ali Rıza, 20 Mart 1930’da Üsküdar’da öldü. Mezarı Karacaahmet’tedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir