Tahsin Tiryaki: “SİVİL SAVUNMA GÜNÜ”

MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 14.11.1988 tarih ve 3008 sayılı Kararı ile Sivil Savunma hizmetlerini düzenleyen 7126 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28 Şubat “Sivil Savunma Günü” olarak kabul edilmiş olup; her yıl Bakanlık Merkezinde, Taşra Teşkilatında, kamu kurum ve kuruluşları ile tüm okullarda oluşturulan Sivil Savunma Kulüpleri aracılığıyla çeşitli etkinlikler düzenlenerek kutlanmaktadır.

Düşman taarruzlarına, tabii afetlere ve büyük yangınlara karşı, halkın can ve mal kaybının asgari hadde indirilmesi; hayati öneme haiz her türlü kamu, özel teşebbüslerin korunması, faaliyetlerinin idamesi için acil onarım ve ıslahı, savunma gayretlerinin sivil halk tarafından azami şekilde desteklenmesi ve cephe gerisi maneviyatın muhafazası için her türlü silahsız, koruyucu ve kurtarıcı tedbirlerin alınması ve faaliyetlerin yapılmasını sağlamaktır.

Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında cephede olduğu kadar cephe gerisindeki sivil halkın zayiatının fazla olduğu gözlemlenmiştir. Gelişen teknoloji ve dünyanın jeolojik yapısına bakılarak savaşlar ve doğal afetler karşısında halkın can ve mal emniyetinin sağlanması konusunda tedbir almaya gidilmiş ve bu kavrama Sivil Savunma adı verilmiştir.

Yurdumuzda sivil halkın korunmasına ilişkin önlemlerin başlangıç tarihi 1928 olup, bu yılda “Cephe Gerisinin Havaya Karşı Müdafaa, Muhafazası” adı altında bir Talimname çıkarılmıştır. Bundan sonra çeşitli idari düzenlemelerle yürütülen hizmetler 1938 yılından itibaren 3502 sayılı Pasif Korunma Kanunu ile yerine getirilmeye çalışılmıştır.

II. Dünya Savaşı sırasında kullanılan uçakların ve silah menzillerinin cephe gerisine kadar uzanması nedeniyle bu savaşta sivillerin gördüğü zayiat ve ekonomik tesislerin uğradığı hasarlar dikkate alınarak, Türkiye’nin 1952 yılında NATO üyeliğine kabulünden sonra, 1959 yılında bugünkü Sivil Savunma teşkilat ve faaliyetlerini düzenleyen “Sivil Savunma Kanunu” yürürlüğe konulmuştur.

Sivil savunma; düşman saldırıları ve afet halinde halkın can ve mal kaybının en az düzeye indirilmesi için yapılacak her türlü silahsız, koruyucu, kurtarıcı önlem ve çabalara verilen addır. Ulusal varlığın korunup devam ettirilebilmesi için bir savaşın koşullarına daha barış zamanında hazırlanılması ulusal bir gerekliliktir.

Ne yazık ki savaşlar, yıkıcı etkilerini sadece silahlı kuvvetler ve stratejik noktalar üzerinde göstermezler. Günümüzde cephe savaşları dönemi tamamen bitmiştir. Artık savaşlar cephelerde silahlı kuvvetler arasında değil, devletlerin ve milletlerin bütününü etkileyecek biçimlerde gerçekleşmektedir. İşte bu şartlar içinde silahlı kuvvetlerimizi destekleyebilmek, ulusal ve bireysel varlığımızı sürdürebilmek için bilinçli, organize ve nitelikli bir sivil savunma yani halk savunması oluşturmak önemli bir gereklilik olmuştur.

Sivil savunma önlemleri ve etkinlikleri bir bütündür ve sadece savaşta değil, barışta da kullanılır. Deprem, yangın, su baskını, kaza gibi büyük felaketler sivil savunma önlem ve etkinliklerinin belirgin biçimde kullanıldığı durumlardan birkaçıdır.

İkaz Alarm ve Çeşitleri:

SARI İKAZ: Hava saldırısı ikazıdır. Üç dakika düz siren sesi.

KIRMIZI İKAZ (ALARM) : Düşman saldırısı. Üç dakika dalgalı siren sesi.

RADYOAKTİF SERPİNTİ : Radyoaktif serpinti. Kesik kesik

KİMYASAL SİLAH SALDIRISI: Kimyasal silah saldırısı. Kesik kesik siren sesi.

BEYAZ İKAZ :Tehlikenin geçtiğini bildiren haber (Tehlike geçti ikaz! TV, Radyo, Hoparlör, Megafon gibi araçlarla duyurulur).

Özlü Güzel Sözler:

– Sivil savunmasız yurt savunması olmaz.

– Sivil savunma öz savunmamızdır, katılınız.

– Yangınların önlemini alma, söndürme külfetinden daha kolay ve ucuzdur.

– Savaşta ve barışta yangın, sel, deprem ve benzeri doğal afetlerden kendinizi ve ailenizi nasıl koruyacağınızı sivil savunma öğretir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir