İsmail Kırımoğlu: “NEJAT DEVRİM”

Mehmet Nejat Melih Devrim, 25 Şubat 1995’te Polonya’da vefat etti. Soyut dışavurumcu anlayışta çalışan ressam.

Nejat Devrim, 1 Temmuz 1923’te İstanbul’da doğdu.  Ressam Fahrelnisa Zeid ile yazar İzzet Melih Devrim’in oğludur. Ortaöğrenimini İstanbul Galatasaray Lisesi’nde tamamlandı. 1942’de Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’ne girerek Léopold Lévy’nin öğrencisi oldu. Akademideki eğitim yıllarında Yeniler grubuna katıldı ve grubun Gazeteciler Cemiyeti’nin Beyoğlu’ndaki lokalinde açtığı sergiye katıldı. 1946’da burslu olarak Paris’e gitti ve yerleşti.

Daha 1940’ların başında soyut sanata ilgi duyan Devrim, Ayasofya’daki Bizans mozaiklerini inceledi, Arap harflerine ve İslam sanatının soyut biçim anlayışına yöneldi. Avrupa’da yaşarken çeşitli kentlerde araştırma ve incelemeler yaptı. 1950’ye değin bir süre Chartres Katedrali’nin vitraylarını, Ravenna’daki erken Hıristiyan dönemi kiliselerinin mozaiklerini inceledi ve İtalyan primitiflerinin etkisinde kaldı.

Nejat Devrim, 1950’lerin başında soyut anlayışa yöneldi. Bu dönemdeki yapıtlarını eski Türk kaligrafi ve hat sanatlarından etkilenerek geliştirdiği özgün bir üslupta gerçekleştirdi.

Özellikle Paris Ekolü adıyla düzenlenen sergilerde sanatını geniş kitlelere duyurmayı başardı. Fransız sanat eleştirmeni Jacques Lassaigne, bu sergilerden birinin kataloğuna yazdığı önsözde eski Türk sanatları ve Bizans sembolizminin bağlılığıyla, Nejat’ın, bugünkü mekân ve ritim sorunlarının çözülmesinde yeni olanaklar getirdiğini söyledi.

1951’de yapıtlarına siyah-beyaz renk egemendi. 1952’de geometrik resme karşı çıkan bir grup Avrupalı sanatçıyla Salon d’Octobre’u (Ekim Salonu) kurduysa da birkaç ay sonra bu gruptan ayrıldı. 1956’da New York’a gitti. Amerikan mimarlığından ve yaşamından etkilendiği bu dönemdeki yapıtlarında ritimsel öğeler görülmeye başladı. Bu yıllarda Tristan Tzara ve Paul Éluard gibi şairlerin bazı kitaplarını resimledi.

Nejat Devrim, 1960’larda soyut dışavurumculuğu temel alarak çalıştı ve giderek daha yumuşak bir anlayışı benimsedi. Özellikle İspanya, Mısır ve İstanbul’a yaptığı gezilerden sonra coşkulu renk kullanımı ve fırça vuruşları ile soyut dışavurumculuğu lirik bir anlatımda birleştirmeye yöneldi. 1970’lerde resimlerinde lirizm etkisini daha da artırdı. Bu dönemde Devrim geniş ve yuvarlak fırça vuruşları ve lekeci bir yaklaşımla çalıştı.

1948’den başlayarak Paris’te Salon de Mai (Mayıs Salonu) ve Réalités Nouvelles (Yeni Gerçekler) sergilerine katıldı, çok sayıda kişisel sergi açtı, iki yapıtı Paris Modern Sanatlar Müzesi’nce satın alındı.

Nejat Devrim, 25 Şubat 1995 tarihinde Polonya’da vefat etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir