Tahsin Tiryaki: “KAPTANZADE ALİ RIZA BEY”

Kapanzade Ali Rıza Bey, 16 Şubat 1934’te Edremit’te vefat etti. Türk söz yazarı ve bestecisidir. Aktör, Öğretmen, Operet ve Kanuni olan Rıza Bey, Tango müziğini ilk uygulayan bestekârlarımızdandır.

Mecidiye Kruvazörü Süvarisi Mehmet Bey’in oğlu olan Ali Rıza Bey 1881 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası kaptan olduğu için “kaptanzade” olarak anılmıştır. Tahsilini İstanbul’da yaptı. İstanbul Gümrük Müdürlüğü’nde memur olarak çalıştı. Daha sonra ayrılarak serbest hayatta gümrük komisyonculuğu yaptı.8 Haziran 1923 tarihinde Cabir Vada’nın kızı Hikmet hanım’la evlendi ve bu evlilikten çocukları olmadı.

Bestekârlığının yanında iyi bir aktör ve operet olan Ali Rıza Bey, bestelediği “Macun okkası” ve “İstanbul efendisi” operetlerinde kendisi de rol aldı ve başarılı oldu. Ayrıca çok güzel “Karagöz ve Hacivat” orta oyunlarını oynatırdı.

1905 yılında kanun çalmasını öğrenerek musikiye başladı. Yüze yakın beste yaptı fakat kendini hep zirvede tutan fantezi şarkıları oldu. İlk eserini Nihavent makamında “Issız gecede ben hicranı düşündüm” aksak şarkıyı besteleyerek başladı.

Tango ilk kez 1917 yılında Carlos Gardel’in smokin giyerek, her türlü argo ve erotizmden uzak sözlerle tango söylemesi, müziğin üst kesimlerce değer kazanmasını hızlandırmıştır. Avrupa’nın ilk tango çılgınlığı Paris’ten sonra Londra, Berlin ve diğer başkentlere yayılmaya başlamış. Türkiye de bundan nasibini almış. Türk Müziğinde tangoyu çok iyi kullanan bestekârımız da Kaptanzade Ali Rıza Bey’di.

1934 yılında hayata gözlerini yuman bestekârımız tango müzikleri yapmıştı. İlk tango plağının 1917 yılında yapıldığını yani dünyaya yayılmasının hemen ardından Ali Rıza Bey tango müzikleri yapmaya başlamıştı. Nihavent makamında bestelediği “Denizde Akşam” şarkısı en güzel örneğidir.

Şarkıları arasında Nihavent fantezi şarkısı “Yıldızların Altında”  yapıtı günümüze kadar tazeliğini korumakta olup dans müziği olarak ta devamlı icra edilmektedir. Hatta günümüzün Türk Hafif Müziği sanatçılarının sık kullandığı şarkıdır.

Bir başka sanat değeri olan şarkısı “Her tel saçı bir ter dudağın değdiği yerdir” Kürdîlihicazkâr bestesinin sözleri de kendine aitti.

Ömer Bedrettin Uşaklı’nın bir başka güftesini de Segah makamında besteledi.

Tayyareci Fethi ve Fazıl Bey için Filorinalı Nazım Bey’in güftesini hazırladığı “Telli turna gibi uçtun” isimli şiiri marş olarak besteledi.

16 Şubat 1934 tarihinde konser vermek üzere gittiği Edremit’te kalp krizi geçirerek hayata veda etti.

Fazla beste yapmamasına rağmen eserleri çok beğenilmiş günümüzde hâlâ kullanılmaktadır. Tango, vals gibi bugün kullanılan eserleri yanında klasik değer taşıyan eserleri de vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir