Tahsin Tiryaki: “ALİ ŞİR NEVAİ”

Ali Sîr Nevai, 1441 yılında (günümüzde kuzey-batı Afganistan’da bulunan) Herat’da doğdu. Ali Şir Nevai’nin yaşama döneminde Herat Timurlu Devleti hükümü altında idi ve Herat bu devletın en önemli kültürel ve entelektüel merkezlerinin başında gelmekteydi. Ali Şır Nevai’nin ailesi Çağatay Sülalesindendi ve Ali Şir Nevai Tımurlu Devleti içinde yüksek rütbeli bir sınıftan olarak “emir” (Farisi olarak mir) ünvanını taşımaktaydı. Ali Şir Nevai’nin babası Siyabettin “Kıçına (Küçük)” adı ile bilinmekteydi. O zamanlar Sultan Timur’un dördüncü oğlu olan Şahruh Mirza Timurlu Devleti’nin Horasan eyaetinin valisi olup 1405’de Timur’un ölümünden 1447’ye kadar’de sonra Timur devletinin batısını gayet bağımsız olarak Herat’tan yönetmekte idi. Siyabettin “Kıçına (Küçük)” “Şahruh”un Devlethane denen sarayında onun hükümadarlık alanında yüksek bir devlet idarecisi idi. Bir dönem icin sw Siyabettin bu devletin önemli şehirlerinden biri olan Sebzevar şehrinin valiliğini yapmıştı. Ali Şir Nevai’nin annesi de Şahruh’un sarayında Şahruh’un şehzadelerinin birisinin mürebiyyesi görevini yapmakta idi.

Ali Şir Nevai daha küçük yaşta iken babası öldü. Timurlu sülalesinin bir üyesi olan Timur’un torununun oğlu olan ve Horasan valiliği de yapan “Ebül-Kasım Babür Mirza bin Baysüngör Beg” vesayetine geçerek onun yanında yetişti.

Bu saray eğitiminde Ali Şir Nevai sonradan Horasan’da Timurlu Devleti hükümdari olacak Hüseyin Baykara ile beraber yetiştirildi. Fakat 1447’de Şahruh’un ölümünden hemen sonra Herat gayet karıştı ve politik durum istikrarsız oldu. Bu nedenle Ali Şir Nevai ile birlikte eğitim arkadaşı olan Hüseyin Baykara, vasileri olan “Ebül-Kasım Babür Mirza bin Baysungur Beg” başlarında Meşhed’e kaçmak zorunda kaldılar. Ertesi yıl Meşhed’de iken bin Baysüngör Beg öldü. Hüseyin Baykara ve Ali Şir Nevai’nin gelecekdeki hedefleri ayrıldı. Huysein Baykara kendini devletin sultanı yapıp politik iktidar kazanmak için o dönemin politik hayatına atıldı. Ali Şir Nevai önce Herat’ta sonra Semerkand’da Nızamiye mederesesine devam etmeye başladı ve Semerkant medresesinde müderrisliğe başladı.

Bu arada Herat, Tımurlu Devleti’nln Semerkand Hükümdarı olan ve Şahruh’un torunu olan Ebu Sa’id Mirza’nın eline geçti. Hüseyin Baykara bir müddet hapiste yattiktan sonra annesinin aracılığı ile Herat’ı Ebu Ssid Mirza adına yönetmeye başladı. 1469’da Ebu Said Mirza Karabağ Muharebesi’nde isyancı Uzun Hasan komutasındaki Akkoyunlular’a yenilip Timurlu Devleti hükümdarı tarafından idam edilince Timurlu Devleti çöktü.

Huseyin Baykara Herat’ti eline gecirerek 1469’da kendini Herat Timur Devleti Sultani ilan etti. Bundan sonra Horasan Sultani olan Huseyin Baykara 1470’e kadar Akkoyunlular ve Ebu Said Mirza’nin oğullari ile savaşa girdi ve 1470 sonbaharina bunları ayrı ayrı yenerek Herat’ta hükümdarlığını pekiştirdi. 1470’de önemli bir rakibi kalmadi. Ali Şir Nevai Semarkand’daki medrese gorevinden ayrilip Herat’a gitti ve Sultan Huzeyin Baykara altinda devlet idareciliği görevine başladı.

Sultan Hüseyin Baykara’nın Herat’ta Sultan olarak hükümet etmesi 1506’ya kadar sürdü. Ama 1471’de “vezir” ünvanı da verilen Ali Şir Nevai’inin ona görevi 3 Ocak 1501’de Ali Şir Nevai’nin eceli ile ölmesine kadar devam etti. Ali Şir Nevai bu dönemde bir münzevi derviş hayatı yaşadı; ne bir kadınla evlendi; ne de yanına bir cariye aldı ve hiçbir çocuğu olmadı. Ali Şir Nevai’nin mezarı Herat’ta bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir