SALGINDA VE SONRASINDA OFİSLERİMİZ NASIL OLACAK?

Türkiye’nin önde gelen mimarlık ve mühendislik şirketlerinden Pergel Grup, ülkemizin lider şirketlerine 23 yıldır sunduğu ofis yapım ve yenileme deneyimiyle,  Covid-19 salgınının yeni ofis düzenine etkisini değerlendirdi.

EBRU EVMAN

Türkiye’nin önde gelen mimarlık ve mühendislik şirketlerinden Pergel Grup, ofis yapım ve yenileme projelerinde 23 yıllık tecrübe sahip bir firma. Pergel Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Evman, şirketin trend gelişimi, yapım sistem mükemmelliği, müşteri memnuniyeti gibi üst düzey süreçlerinden sorumlu. Ebru Evman, Covid-19 salgını sonrası ofislerin yeni düzeni hakkında çeşitli değerlendirmelerde bulundu:

“Salgının başlaması ile birlikte, şirketlerin işlerini nerede ve nasıl yapacaklarını şekillendirmeleri doğal olarak bir süre aldı. Esnek ofis düzeni zaten uzunca bir süredir özellikle çokuluslu veya dinamik şirketlerin geçtiği bir sistem, ancak salgınla birlikte bu sistemin hızlanarak evrilmesi gerekti. Evden çalışma, sosyal mesafe korunarak ofisten çalışma, hijyenin ön planda tutulması, hibrid sistem yani hem evde hem ofiste çalışma,  hot desking yani çalışılan masanın birden fazla kişi tarafından  farklı zamanlarda kullanılması, esnek çalışma saatleri, verimli çalışma, teknolojik yatırım gibi birçok kavram ve düzen bir anda işverenin çok hızlı karar vermesi gereken konular haline dönüştü. Üstelik tüm bunlar endişe ve kaygının yükseldiği, ekonomik zorlukların da kurumsal ve bireysel olarak arttığı bir dönemde şekillenmesi gereken unsurlar olarak önümüzde belirdi. Mimarlık ve mühendislik her zamankinden daha fazla sosyoloji ve psikolojiyle iç içe oldu.

En özet şekilde, aslında yeni ofis düzeninin tek bir doğrusunun olmadığını söylemeliyiz. Her şirket elbette kendi içinde bulunduğu sektör dinamiklerini göz önünde bulundurarak kararını vermek durumunda kaldı. Teknoloji şirketleri evden çalışma düzenine daha hızlı adapte olurken, üretim şirketleri departman bazında kararlar vermek durumunda kaldı. Bunun da ötesinde, seçilen sisteme de çalışanlar ideal boyutta uyum sağlayamadı. Çok rahatmış gibi görünen evden çalışma düzeni, sisteme alışık olmayan çalışanlar için “rahat ve verimli” bir ortam olamadı. Amerika’da bahçeli evleri olanlar bahçelerine küçük ofis şeklinde çalışma mekânları yaptırmaya başladı. Üstelik genç çalışanları uzaktan supervize etmek de zorlayıcı etkenlerden biri olarak yöneticilerin önüne geldi.  Ofise gelmek durumunda kalanlar ise, ortamları her ne kadar yeniden düzenlenmiş de olsa, endişe sebebiyle işlerine konsantre olmak konusunda zorlandılar.  Çocuk, anne-baba, aile ihtiyaçları ise her iki düzende de en belirleyici faktörler oldu.

Ofislerin yeniden düzenlenmesini detaylandırdığımızda, açık ofislerdeki çalışma istasyonlarının sosyal mesafeye göre düzenlemesiyle başlayabiliriz. Masa düzenlerinin hijyen standartlarında minimum teknolojik aletle düzenlenmesi, gerekli durumlarda seperatörlerin kullanılması, tuvaletlerin yüksek standardlı  temizlik malzemeleriyle ve vitrifiyelerle düzenlenmesi, yemekhanelerin de yine hijyen ve sosyal mesafe dinamikleriyle yeniden şekillenmesi gerekiyor. Klima, ısınma ve havalandırma sistemlerinin de sağlığı etkilemeyen şekilde yenilenmesi gerekebiliyor.  Ofis mobilya ve malzemelerinde antibakteriyel özellikleri olan, kendi kendilerini temizleyen veya temizlenmeleri daha kolay olan, el teması gerektirmeyen sensörlü 0ürünler bu dönemde daha fazla tercih ediliyor. Çalışanlarına teras ve açık havada çalışma, yemek yeme gibi imkânlar sunabilen şirketlerin çalışanları kendilerini daha fazla güvende hissediyorlar. Bu yüzden de özellikle çalışan sosyal alanlarında yeni düzenlemeler 2020’de en fazla yapılan mimari işler oldu.

Evden çalışma imkânı da sunan şirketlerin teknolojik altyapılarını kuvvetlendirmeleri gerekiyor.  Buna rağmen, mesela Amazon gibi teknoloji devi bir şirket bile evden çalışmanın devam edeceğini ancak Amerika’nın çeşitli eyaletlerinde işe alım yapacağını ve bölgesel ofisler açacağını duyurdu. Biz de bazı işverenlerimizin plazalarda yer alan merkez ofislerinde küçülme yaşanacağını, buna karşılık bölgesel yapılandırmayı artıracağını biliyoruz. Bu gibi hibrid yaklaşımlar, yüzyüze ve takım çalışmalarının bir süre daha insanoğlunun vazgeçilmezi olacağını aktarmakta. Tam da bu yüzden, biz de çeşitli işverenlerimizin salgın ortamında bile yeni ofislerini inşa etmeye devam ettik. Uzun yıllardır birçok bölge ofisini hayata geçirdiğimiz Bayer Türkiye, Ankara’daki bölge ofisini daha geniş bir ofise taşıdı. MESS (Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası) Eğitim Vakfı, İstanbul Ataşehir’de yeni ofis düzenlemesine uygun merkeziyle hizmetlerini devam ettirme kararı aldı.”

Ayrıntılı bilgi için;

Aynur Sidar

asidar@pergel.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir