M. Erhan Durukan: “ZİYAEDDİN FAHRİ FINDIKOĞLU”

Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, 16 Kasım 1974 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir. Türk sosyolog, akademisyen ve fikir adamı.

Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu 1901 yılında Erzurum’un Tortum ilçesinin Çamlıyamaç Köyü’nde doğmuştur. Öğrenim yılları bir yandan kadı olan babasının görev yerleri, diğer yandan da Doğu Anadolu’nun göç yılları sebebiyle sürekli değişik yerlerde geçmiştir. 1924 yılında Edebiyat Fakültesi’ni bitirmiş; 1924-1929 yılları arasında Erzurum, Sivas ve Ankara’daki liselerde felsefe, sosyoloji, edebiyat ve Fransızca öğretmenliği yapmıştır.

1930’da doktora yapmak üzere Fransa’ya gönderilmiş, Strazburg Üniversitesinde ikinci felsefe lisansını yapmış, Ziya Gökalp ve Türk Aile Hukuku üzerine hazırladığı tez çalışmasını ilerletmiş olarak 1934 yılında Türkiye’ye dönmüştür.

1934-1938 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde sosyoloji ve ahlâk doçenti olarak görev yapmıştır. 1934’de göreve başladıktan bir süre sonra tekrar Fransa’ya giderek, 1935 yılında doktora tezini vermiş ve 1936 yılında Türkiye’ye dönmüştür.

1942 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde profesörlüğe, 1958’de ordinaryüslüğe yükseltilmiştir. 1947-1949 yılları arasında İktisat Fakültesi Dekanlığı yapmış, ayrıca İktisat ve İçtimaiyat Enstitüsü Müdürlüğü ile Gazetecilik Enstitüsü Müdürlüklerinde bulunmuştur.

1958’den 1972 yılında emekliye ayrılıncaya kadar İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde kürsü başkanlığını sürdürmüş, İktisat Fakültesi dışında Edebiyat ve Hukuk Fakültelerinde de bir süre öğretim üyesi olarak görevde bulunmuştur.

Üç çocuk babası olan Fındıkoğlu Fransızca, İngilizce ve kısmen Arapça bilmekteydi.

Fındıkoğlu 16 Kasım 1974 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir.

Fındıkoğlu şiirden romana, ekonomiden hukuka, felsefeden dine kadar çeşitli konular üzerinde çalışmalar yapmış, çeşitli yerlerde, çeşitli yayın organlarında ve çeşitli alanlarda 3000’in üzerinde yayını bulunan bir bilim insanıdır (Bkz., Kurktan 1958, Erkal 1976, Güngör 1993). Sadece Türk Yurdu Dergisinde 1942-1967 yılları arasında 70 adet makalesi yayınlanmıştır; bunlardan 8’i dil konusunda, diğerleri Türk sosyo-kültürel yapısı ile ilgili diğer problemler üzerinedir.

Fındıkoğlu’nun çalışmalarının “çeşitliliği” ve “çok yönlülüğü” yanında dikkat edilirse orijinal yönünün Türkiye’de yerli ve millî bir düşünce geleneği kurmak olduğu görülür. Böylelikle millî birlik ve dayanışmanın, sosyo- kültürel gelişmenin sağlanmasına katkıda bulunacaktır.

Fındıkoğlu, harf inkılâbından bir ay kadar önce yazdığı makalede şöyle der: “Bugünkü Türkçemiz,

Türkçe değildir. Üç dilin garip bir halitasıdır. Bugünkü imlâmız Türk imlâsı değildir, yabancı dillerin imlâ hakimiyeti altında kalmıştır. Zaten harf inkılâbı da bu hakimiyete karşı bir aksülâmel ihtiyacından doğmamış mıdır?” (Fındıkoğlu, 1928b:2).

Fındıkoğlu’na göre harf inkılâbının iki önemli hedefi vardır: Türkiye çapında okur yazar oranını arttırmak ve okur yazar kesimin imlasını düzeltmek.

Fındıkoğlu harf inkılâbının iki temel faydası üzerinde durur: Batı medeniyeti içinde alfabenin şekil beraberliğini kazanmak ve Türk dilinin mülkiyet ve hürriyetini elde etmek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir