NAZMİ BARİ

Nazmi Bari, 20 Eylül 2008’de vefat etti. Türk tenisçi ve antrenör. 1951-1965 arasında 15 yıl aralıksız Türkiye Şampiyonu olmuştur. Grand Slam turnuvalarına katılan ilk Türk tenisçidir.

Nazmi Bari, 13 Kasım 1929’da İstanbul Feriköy’de doğdu. 1951’de Türkiye Şampiyonu oldu. Çocukluğu, Taksim, Cihangir’de geçti. Çok haşarı ve yaramaz bir çocuk olduğundan, okumak yerine futbol oynamayı tercih ediyordu. İlkokulu bitirdikten sonra başarılı olamadığı için ortaokuldayken, okulu terk etti.

Tenise ilk olarak Kirlof’un kortlarında, 1945 yılında top toplayarak başladı. Evinin hemen karşısında bulunan bu kortlarda, tenise çok kısa zamanda adapte oldu.

Bir gün, ‘TED kulübünde teşvik turnuvası var, sende katıl’ dediler. Resmi tenis hayatının başlangıcı bu oldu. Nazmi Bari, 15 yıl birinciliğini korudu. Çeşitli uluslar arası turnuvalarda 307 kupa kazanan Nazmi Bari, 1965’te antrenörlüğe başladı.

Nazmi Bari, Ankara Tenis Kulubü ile tanışmasını bir röportajında şöyle anlatıyordu:

“Oturduğum mahallenin ağabeyi Rahmetli Muhittin Hoca, 19 Mayıs Tenis Kulübü’nün hocasıydı. TED Kulübü’nün tenis kaptanı merhum Hasan Akev, beni takıma alarak Ankara’ya götürdü. Bu vesile ile Ankara Tenis Kulübü ile tanışmış oldum.

Hasan Akev, Türk tenisinin bugünkü duruma gelmesinde katkıları olan kaptanımızdı.”

Nazmi Bari tenisdeki başarılarından da şöyle bahsediyordu:

“İlk şampiyonluğumu Ankara Tenis Kulübü’nde aldım. Türkiye’deki tüm müsabakalara iştirak ettim ve hepsini kazandım. 1951-1965 yılları arasında, 15 sene üst üste Türkiye’de 1 No’lu raket oldum, sadece iki defa Rahmetli Behbut Cevanşir’e karşı kaybettim. İşim icabı oturduğum Ankara’da, üçbuçuk sene ATK’da oynadım.

Başarılarım arasında, Beyrut Burmana’da tek, çift ve mix maçlarında final oynadım, Selanik Şampiyonası’nda tek ve çiftlerde şampiyon oldum, Viyana Enternasyonal Turnuvası’nda tek erkeklerde, çiftlerde ve miksde final oynadım, İsrail ve Yugoslavya enternasyonalde final oynayarak toplam 21 puan kazandım.

Ayrıca 1959 senesi Wimbeldon’da, çimen kortta ilk defa oynamamıza rağmen başarılı olup klasifikasyona girdim. 1963’de Amerika Açık Tenis Turnuvası’nda müsabakalara direkt olarak katılma hakkına sahip oldum.

Altı sene de (1954-1960) yılın tenis sporcusu seçildim. Onuncu sene Tenis şampiyonluğumu da Ankara Tenis Kulübü’nde kutladım. Tenisle ilgisi olmayan, olur olmaz kişilerin camiamıza girmemeleri en büyük dileğimdir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir