Bayram Yılmazkaya’dan 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı

CHP Gaziantep Milletvekili Opr. Dr. Bayram Yılmazkaya, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Yılmazkaya, mesajında şu ifadelere yer verdi;

“Dini ve milli bayramlar, toplumu bütünleştiren, ortak payda ve değerler altında toplayan ve buüstün ortak değerleri yeni kuşaklara aktarma bakımından temel işlev gören, toplum mimarisinin temel unsurlarındandır.

Bu nitelikleriyle dini ve milli bayramlarımız toplumsal bütünleşme ve dayanışma zemininin oluşmasını sağlayan ana unsurlar arasında yer alır.  

30 Ağustos Zafer Bayramının yıl dönümünde salgınla mücadele kurallarına uygun olarak kutlanmasını engellemeye çalışmak bu vatan için hayatlarını feda etmiş şehitlerimizin ve gazilerimizin de ruhunu incitmektedir.

Covit-19 sürecinin yaşandığı 2020 yılında, 15 Temmuz şehitlerinin anıldığı törenlere katılan on binlerce insanın yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın“Ayasofya Camii, açılışındaki namaza 350 bin kişi iştirak etti” söylemi üzerinden pekte bir zaman geçmedi.

Son dönemler pandemi süreci bahane edilerek milli bayramların kutlanmasını engellemeye yönelik atılan idari adımlar, toplumu temel değerlerinden sarsmakta, ayrışmaya ve kutuplaşmaya yol açmaktadır.

“Senin bayramın”“benim bayramım” diye toplumu kutuplaştırıcı ve ötekileştirici adımlar atmak ülkenin temellerini dinamitlemekten başka bir işe yaramaz. 

Ülkenin geleceği açısından iktidarın daha bütünleyici ve kapsayıcı siyaset izlemesini şiddetle tavsiye ediyorum.

Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan Ulusal Kurtuluş Hareketi, tüm yurda dalga dalga yayılmış, Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Savaşı ile zaferle taçlanmıştır.

Kurtuluş Savaşı’yla bağımsızlığından asla ödün vermeyeceğini kanıtlayan Milletimiz, Cumhuriyet’le de çağdaş yaşam seçimini ortaya koymuştur. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ilke ve devrimleri ışığında kuruluş ilkelerini belirlemiştir.

Türkiye Cumhuriyeti, gücünü Büyük Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden alan, evrensel değerler ışığında gelişmesini sürdüren lâik, demokratik ve çağdaş bir ülkedir.

Türkiye’nin aydınlık yarınlara ulaşabilmesi, çağdaş dünyadaki konumunu güçlendirebilmesi, saygınlığını artırabilmesi için, Cumhuriyet felsefesine bağlılıkla hareket edilmeli, sağduyulu yaklaşımlarla geleceğe yönelinmelidir.

30 Ağustos Zaferi’ni ve beraberinde Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasını sağlayan en önemli etken hiç kuşkusuz dil, din, etnik köken ayrımı olmaksızın tüm halkımızın “Millet Olma” bilinciyle bir araya gelip bütünleşerek, yurdumuza sahip çıkmasıdır.

30 Ağustos Zafer Bayramının üzerinden 98 yıl geçmesine rağmen şunu görmekteyiz ki; bağımsızlık ve özgürlük adına vermemiz gereken mücadele devam etmektedir.

Bu gün ise bu mücadele demokrasi, adalet ve özgürlükler adına verilmelidir.

Türkiye’nin sağlam temeller üzerinde yükselebilmesi için gençlerimize Cumhuriyet’in felsefesini, ulusal değerlerimizi ve tarihimizi iyi öğretmeliyiz. Onların, Yüce Önder’i kendine örnek alan, aklı ve bilimi rehber edinen, yeniliklere, gelişmelere ve değişimlere açık bireyler olarak yetişmelerini sağlamalıyız.

Türkiye’nin ihtiyacı, eskiden olduğu gibi ehliyet ve liyakat sisteminin devletin her kurumunda işlemesidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Efendiler ve ey ulus biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ülkesi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat uygarlık tarikatıdır” sözleri unutulmamalıdır.

30 Ağustos Zafer Bayramının üzerinden 98 yıl geçmesine rağmen şunu görmekteyiz ki; bağımsızlık ve özgürlük adına vermemiz gereken mücadele devam etmektedir.

Bu gün ise bu mücadele demokrasi, adalet ve özgürlükler adına verilmelidir.

Bu duygu ve düşüncelerle; 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Milletimize eşsiz zaferler kazandıran, başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve O’nun silâh arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizle gazilerimizi saygı ve şükranla anıyorum.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir