M. Erhan Durukan: “ALİ EKREM BOLAYIR”

Ali Ekrem Bolayır, 27 Ağustos 1937’de vefat etti. Serveti-Fünun şairlerindendir.

Ali Ekrem, Tanzimat döneminin ünlü şairi Namık Kemal’in oğludur. 2 Ağustos 1867’de doğdu. İlköğrenimini Hubyar’daki Mahalle Mektebi’nde yaptı. 9 yaşındayken bir yıl Fatih Askerî Rüştiyesi’ne devam etti. Namık Kemal, 1877’de Midilli’ye gönderilince, Ali Ekrem de ailesiyle birlikte oraya gitti. Midilli’de özel hocalardan Fransızca dersleri aldı. Bir süre sonra İstanbul’a döndü. Sami Efendi adlı bir hocadan Arapça dersleri aldı. 16 yaşındayken babası Namık Kemal’le Rodos’a gitti. Bu­rada da Abdullah Efendi’den Arapça, Naip Sıdkı Efendi’den din dersleri aldı. Bir süre Rodos’taki İdâdî Mektebi’nde dil dersleri verdi. Namık Kemal’in Sakız’a atanması üzerine, Ali Ekrem de Sakız’a gitti. Orada Sait Efendi’den Arap ve Fars edebiyatı ve hadis dersleri aldı. 1888’de İstanbul’a döndü. Babası Namık Kemal, 1888’de Sakız’da vefat ettiği gün, Mabeyn-i Humâyun Kâtipliğine atandı. 18 yıl burada çalıştı. Zeynep Cemile Hanım’la evlendi (1894). Bu evlilikten Mehmet Kemal Cezmi adında bir oğlu ve Ayşe Masume, Hatice Selma, Fatma Beraat adlı üç kızı oldu. Şair, 18 yıl Mabeyn-i Hümâyûn Kâtipliği’nde çalıştıktan sonra, 1906da Kudüs Mutasarrıflığına, 1908’de Beyrut Valiliğine atandı. Ancak Beyrut Valiliğinden birkaç gün içinde istifa edince, Cezayir-i Bahr-i Sefîd Valiliğine gönderildi (1908). 1910’da Dârülfünûn “Tarih-i Edebiyat” muallimliğine getirildi. Ağustos 1912’de yeniden Cezayir-i Bahr-i Sefîd Valiliğine atandı. Balkan Savaşı’nın çıkması üzerine İstanbul’a döndü. Eylül 1913’te edebiyat nazariyeleri dersini vermek üzere Dârülfünûnda görevlendirildi. 19l4’te İnâs Darülfünûn’unda edebiyat dersleri vermeye başladı. 1917de oğlu Cezmi’nin intiharı üzerine rahatsızlanıp bir süre tedavi gördü. 1919’da Tetkikât-ı Lisâniyye Heyeti’ne başkan seçildi. Üç buçuk yıl Galatasaray Lisesi’nde öğretmenlik yaptı. 1923-1933 yılları arasında Dârülfünûnda “Şerh-i Mütûn” (Metinler Şerhi) derslerini verdi. 1933’te Telif ve Tercüme Heyeti’ne seçildi. Maltepe Askerî Lisesi’nde 2 yıl edebiyat öğretmenliği yaptı. 27 Ağustos 1937’de vefat etti.

Ali Ekrem Bolayır, Namık Kemal’in oğlu olması nedeniyle, daha çocuk yaşlarda edebiyatla yakından ilgilenir. İlk şiir denemelerini dokuz yaşında kaleme alır. Şairin ilk yazısı “Dağ” başlıklı bir mensuredir ve Resimli Gazete’de 1891’de yayımlanmış­tır. “Kumru” adlı ilk şiiri ise, 9 Mayıs 1307/1891 tarihli Mirsad dergisinde çıkmıştır. Bu şiirin ardından yine Mirsad da “Bir Validenin Güneş Doğarken Söylenişi” ve “Dağlara” redifli şiirleri yayımlanır. “Var”, “Yâd-ı Cânân”, “Nigâh-ı Cânân”, “Güzel­sin”, “Eyliyor”, “Senin”, “Yâdigâr-ı Muhabbet” gibi şiirleri de bu dönemin ürünleridir. Ali Ekrem, 1891’de Divan şiirini iyi bilen, ancak yeniliğe de açık olan İsmail Safa’nın etkisi altındadır. Bu şiirlerde Divan şiirine özgü bir söyleyiş dikkati çeker.

Şair, Mirsad’dan sonra 1894’ten itibaren Malûmât dergisine geçer. Bu dergideki şiirleri, daha yeni bir tarzdadır. Ancak Malûmât 24 sayı sonra kapanınca 1896 yılında Servet-i Fünûn dergisinde yazmaya başlar. Ali Ekrem, Servet-i Fünûn dergisinde Ayn Nadir (A. Nadir) takma adını kullanmıştır. Bu dergide yayımladığı başlıca şiirler, “Nüvide Unvanlı Bir Hikâyeden”, “Serçe”, “Vedâ”, “Şükûfe-i Yâr”, “Gül On Para”, “Kanaryacığım” başlıklarını taşır. O, bunların dışında Servet-i Fünûn’da “Elvâh-ı Tabîattan”, “Yeni Beyler” ve “Küçük Şeyler” başlığı altında dizi şiirler yayımlamıştır. Şair bu şiirlerden “Elvâh-ı Tabiattan” ve “Küçük Şeyler” dizisini daha sonra Zılâl-i İlhâm adlı şiir kitabına almıştır. Yine Servet-i Fünûn’da çıkan “Asker Şarkısı” ve “Vasiyet” başlıklı şiirler ise 1897 yılında patlak veren Osmanlı-Yunan Savaşı üzerine yazılmış, millî duyguları dile getiren manzumelerdendir.

Ali Ekrem, bu şiirlerin büyük bir bölümünde tıpkı Cenap gibi geceyi, ayı ve yıldızları tasvir eder. “Şeb-i Siyâh”, “Tulû-ı Zühre”, “Leyl-i Mükevkeb”, “Çehre-i Kamer” bu tür şiirlerdendir. Söz konusu şiirlerin çoğunda gece manzaralarına hüzün duygusu eşlik eder. Ali Ekrem, gece manzaraları yanında, bazı şiirlerinde de bahar mevsimini tasvir eder.

Ali Ekrem Bolayır, eser vermeyi Cumhuriyet’ten sonra da sürdürmüş bir şairdir. Şiir Demeti (1924) ve Vicdan Alevleri (1925) bu dönemde basılmıştır. Bunlardan Şiir Demeti çocuklar için yazılmış öğretici şiirleri içerir. Ali Ekrem’in Vicdan Alevleri adlı kitabı ise, tıpkı Ordunun Defteri ve Ana Vatan’daki gibi, orduyu öven, millî duyguları işleyen şiirlerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir