M. Erhan Durukan: “Politikacılar, diliniz de oruç tutsun!”

İçinde bulunduğumuz Ramazan ayının dinimizde büyük bir önemi vardır.  Kutsal kitabımız Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmış ve “Kadir Gecesi” bu ay içinde kutlanır. Bu nedenle Ramazan ayı, Müslümanlar için en kutsal aydır ve ona “on bir ayın sultanı” denilmiştir.

Bugünkü konumuz; İslam’ın 5 şartından biri olan “oruç tutmak” ile insanın beş duyu organından biri olan “dil”dir.

DİL, tad almaya yarayan bir organ olmasına rağmen konuşmaya da yarar. Küfür ve kötü söz de ancak konuşmakla olur. 

KONUŞMA, insana özgü bir iletişim yoludur. İnsanlar düşüncelerini sözcüklerle anlatırlar. Konuşma, çeşitli organlarımızın ortaklaşa işleyerek ürettikleri seslerden ya da ses birimlerinden oluşan hecelerle ve bunlardan oluşan sözcüklerle sağlanır.

Ramazanda dilimizi gıybetten, nemimeden, tecessüsten, başkalarının ayıplarını ifşa etmekten, fitne ve fesat çıkartmaktan koruyalım. Oruçlu iken öfkelenmeyelim, tartışmayalım.

Salihli bir kula galiz sözler, argo, küfür yakışmaz, orucun sevap kategorisini düşürür, karşı tarafı incitir. Nefse karşı ayıptır. Oruçlu ağza yakışmaz bir yana hiçbir zaman samimi bir insana çirkin söz söylemek yakışık almaz.

İnsanların başlarına her zaman bela olan hatta “Vezir de eder, rezil de eder” denilen “dili” için çeşitli tekerlemeler vardır. Örneğin: Dilim, insana giydirir kilim…

Politikacılarımızın yılın 11 ay konuşmaktan yorulan dillerine, hiç olmazsa bir ay oruç tutturmaları mutlaka yararlı olacaktır.

Gerek iktidarda, gerek muhalefette bulunan politikacılar da, bu mübarek ramazan ayında dillerine sahip olmalı ve küfür, kötü sözler söylememelidirler. Zira Peygamberimiz, “Gıybeti ve yalanı bırakmayan kişinin orucuna Allah’ın ihtiyacı yoktur” buyurmaktadır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir